SON DAKİKA

26 NİSAN’DA KIBRIS’TA YENİ BİR YOL

FUAT NALCIOĞLU[email protected]
EKONOMİ POLİTİKA
Bu haber 10 Şubat 2020 - 9:42 'de eklendi ve 721 kez görüntülendi.

-Türk askerî  Kıbrıs’a 02 Temmuz 1570 yılında çıkmıştır.

-04 Ağustos 1571 Türk ordusu Lala Mustafa Paşa komutasında Venedikli komutan Bragadino’dan Mağusa’yi teslim alarak Kıbrıs’in fethini gerçekleştirmiş olur.

  Kıbrıs fethettiğinde Kıbrıs’ta çok az sayıda Ortodox hristiyan yaşamaktaydı.  

   Zalim Venedik idaresi Kıbrıs’ta Ortodox azınlığa karşı zalimce davranarak dini vecibelerini bile serbestçe yapmalarına izin vermiyordu.

   Türk idaresi Ortodox hristiyan azınlığa  serbestlik vererek özgürce dini ibadetlerini yapmalarına olanak sağladı.

     Türk Idaresi Kıbrıs’ta Venedik hegemonyasını kırmak için Ortodox kilisesine imkanlar sağladı.

    Türk idaresinde Venedikliler Kıbrıs’i terk etmeye başlamıştı.

    Kıbrıs’ta bir çok yerleşim yeri boşaldığında, Türk Idaresi boşalan yerleşim yerlerine iskan edilmek üzere Anadoludan vasıflı ve zanaatkar aileleri özenle seçip Kıbrıs’ta boşalan yerleşim birimlerine yerleştirmişti. Anadolu’dan  özenle seçilip Kıbrıs’a getirilen aileler bizim atalarımızdır.

     Kıbrıs’ta 308 yıl süren adaletli Türk Idaresi 04 Haziran 1878 yılında Kıbrıs’in  zorunlu ve geçiçi olarak Birleşik Krallığına kiralanmasiyla, kısmen kesintiye uğramış olur. 

    04 Haziran 1878 yılında Osmanlı Imparatoru Abdülhamit Han zorlama ile ve Osmanlı idaresindeki hainlerin de ihaneti sayesinde Kıbrıs’i Birleşik Krallığa kira sözleşmesinin üzerine “Hukuk-i Şâhâneme asla halel gelmemek şartıyla muhanedenameyi tasdik ederim.” şerhini düşerek kiralamış olur.

    Ingilizler Kıbrıs’ta gizli emeller taşıdıkları için önceleri Kıbrıs’taki Türk varlığını zayıflatmak için Ortodox kilisesi ile işbirliği yaparak Kıbrıs’taki Türk varlığına karşı saldırılar düzenlenmişti.

    Kıbrıs’taki Ortodox kilisesi gerek Türk idaresinde aldığı destekle, gerekse Ingiliz idaresinde gördüğü destek saniyesinde eriştiği büyük gücü kullanılarak Kıbrıs’taki Türk ve Ingiliz varlıklarına karşı saldırılara girişmeye başladı.

   07 Ocak 1950 yılında kiliselerde imza karşılığı yapılan sözde plebisit ile Kıbrıs’i Yunanistan’a  bağlamayı denedi.

    1955 yılında EOKA tedhiş örgütünü kurarak Kıbrıs’ta Türk ve Ingiliz varlıklarına karşı  silahlı saldırılar düzenleyerek, Kıbrıs’ta tek başına egemenlik kurmaya çalıştı.

     Türkiye de tüm bu gelişmelere karşı Kıbrıs’taki Türk varlığını ve Türk halkını  korumak için harekete geçerek gerekli karşı mücadeleyi başlattı.

    1959-1960 yıllarında Ingiliz Kıbrıs’ta dört askerî üs alarak Kıbrıs’i bırakmaya karar verdi.

     1960 yılında ancak üç yıl yaşatabilecek naylon bir ortaklik idaresi kuruldu. Bu naylon yapı 1963 yılında  Ortodox kilisesi mensuplarının Kıbrıs Türklerine karşı başlattıkları silahlı saldırılar 1974 yılına kadar devam etmiştir.

     15 Temmuz 1974 yılında Ortodox kilisesi mensuplarının Kıbrıs’i Yunanistan’a bağlamak için yaptıkları darbe bardağı taşıran son damla oldu. Ve Türkiye Kıbrıs ‘taki Türk halkını korumak için Kıbrıs’taki darbeye karşı askerî müdahalede bulunmak mecburiyetinde kaldı.

      Bu kez Ortodox kilisesi Kıbrıs’taki Türk varlığını zayıflatmak için Yunanistan’in da dahil olduğu Avrıpa Birliğine yanaştı. Sözde Kıbrıs’i birleştirmek için 50 yıl anlamsizca süren toplumlararası görüşmeleri sürekli sabote ederek Kıbrıs’taki egemenliğini sürdürmeye çalışmıştır.

    Kıbrıs Türkü Kıbrıs’ta Ortodox kilisesi mensuplarının bu entrikalarından bıkıp usanmıştır. Artık kendine yeni bir yol çizme zamanı gelmiştir. Bu yol da anavatanı Türkiye ile birlikte yürüyeceği güvenli ve doğru yol olacaktır. 

    Kıbrıs Türkü tam bu önemli kararını vereceği döneme cumhurbaşkanlığı seçimleri ile karşı karşıya kalmıştır.

    26 Nisan 2020 tarihinde gerçekleşecek olan  cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kıbrıs Türkü bu seçimlerde bir cumhurbaşkanı seçmekten çok yüz yıllık önemli kararını  verecektir.

    Bazı  kesimlerin toplumu çekmeye çalıştıkları gergin ortam, Kıbrıs Türkünün anavatanı Türkiye ile bırlıkte yürüyeceği güvenli yoldan kaçırma çabasıdır.

    Kıbrıs Türkü anavatanı Türkiye ile birlikte  olacak olan güvenli yeni yolunu 26 Nisanda yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kararlı bir şekilde verecektir.