SON DAKİKA

5 YIL BOŞA GEÇTİ

AZİZ KARAAZİZ[email protected]
GÜNDEM
Bu haber 05 Şubat 2020 - 9:30 'de eklendi ve 70 kez görüntülendi.

2015’te kızım henüz 3 yaşındaydı.

Konuşmayı henüz tam öğrenmemişti.

Ana sınıfa da yeni başlamıştı.

Aradan 5 koca yıl geçti.

Kızım konuşmayı oldukça ilerletti.

Okuma ve yazmayı öğrendi.

Hatta İngilizce’yi bile sökmeye başladı.

Artık ne yiyeceğine ve ne giyeceğine karar verir hale geldi.

Bunlar insan hayatının normal akışı içerisinde beş yıllık bir süreçte yaşanan doğal gelişmeler.

2015’ten bugüne, yani 2020’ye gelinceye kadar kızımın kişisel gelişiminde tüm bunlar yaşanırken, ilerleyen yaşlarında O’nu doğrudan etkileyecek olan Kıbrıs konusunda hiçbir gelişme yaşanmadı.

Önceki yıllardan gelen bu durumu değiştireceği iddiasıyla 5 yıl önce bu göreve seçilen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da başaramadı.

Ve ne yazık ki 5 koca yılı daha harcadık.

Sayın Akıncı belki de gerçekten inanmıştı.

Bir şeyleri değiştirebileceğine inanmaktaydı.

Başarısız olacağını bile bile bu göreve geldiğini sanmıyorum.

Ama geçen zaman O’nu da yanılttı.

Ben hiçbir zaman süreçteki başarısızlığı doğrudan Sayın Akıncı’ya yüklemedim.

Başarısızlığın temelinde yatan neden doğrudan kişiler değildir.

Başarısızlığı getiren temel etken tükenmiş modellerde ısrardır.

Kişiler bu etkene yardımcı olmaktadırlar sadece.

“Ne yapalım, Rum tarafı başka bir şeyi kabul etmiyor” demek, öğretilmiş çaresizliğe somut bir açıklayıcı örnek yaratmaktan başka bir şey değildir.

Rum tarafı federasyonu kabul ediyor diye bir durum da söz konusu değil aslında.

Rum tarafı sadece federasyonu görüşmeyi kabul ediyor.

İşine öyle geldiği için öyle yapıyor.

Artık bu ezberi bozmak gerekiyor.

Masaya farklı modelleri de taşımalıyız.

Masada sadece federasyon olmamalı.

Mevcut koşullar içerisinde uygulanabilirliği en mümkün görünen farklı modelleri de masaya mutlaka taşımalıyız.

İki devletli çözüm de bunlardan birisidir.

“KKTC’yi kimse tanımaz” çaresizliği asla bunu yapmamıza bir engel değildir.

Annan Planı’nda yer alan “Kıbrıs Türk Devleti” BM belgesinde yer almış bir yapıdır.

Ve Kıbrıs Türk tarafı iki devletli çözümü masaya getirirken bunu Kıbrıs Türk Devleti adı altında yapabilir.

BM’nin referanduma sunulmuş kendi çözüm planında yer alan bir tanıma karşı çıkması doğru olmaz herhalde.

Yapamaz demiyorum, ama yaparsa biz de o zaman farklı yollara gireriz.

Ama önce bu yol denenmeli.

Masadaki yıpranmış federasyon dosyasının yanına, Annan Planı’ndaki tanımıyla Kıbrıs Türk Devleti ile Kıbrıs Rum Devleti’ne dayanan iki devletli bir çözüm modeli elbette konabilir.

Sayın Akıncı’yı başarısızlığa götüren noktalardan birisi bunu yapmamış olmasıdır.  

Ne yazık ki Sayın Akıncı federasyon modelinde ısrar etmiş ve başarısız olmuştur.

Beş koca yılı daha harcamamıza neden olmuştur.

Federasyon ısrarımız bizden önceki nesil ile birlikte bizim ömrümüzün geçmesine neden olmuştur.

Kendimizden vazgeçtik, çocuklarımızın da hayatlarından çalmaya başlamıştır federasyon inadı.

Buna asla izin veremeyiz.

Beş yıl önce 3 yaşında olan kızım şükürler olsun ki bugün artık sekiz yaşında.

Ve beş yıl sonra da Allah’ın izniyle 13 yaşında olacak.

Sadece benim kızım değil, hepimizin evlatları aynı durumda.

Onların geleceği için artık değişime yönelmeliyiz.

Beş yılı daha kaybettik.

Ama artık yeter…

Kaybedecek başka 5 yılımız yok.

Masada federasyon dışında seçenek olmaması bize daha çok 5 yıllar kaybettirir..

Değişime evet demeli ve farklı modelleri masaya taşıyarak çocuklarımızın geleceğini çalmayacak seçeneklerle yola devam etmeliyiz..

Bunu çocuklarımıza borçluyuz…