SON DAKİKA

AİLELERE ‘SANAL TEHLİKE’ UYARISI

Bu haber 17 Mart 2019 - 18:54 'de eklendi ve 318 kez görüntülendi.
“Çocuklarımızın kriminal saat dilimi olan 02.00-05.00 arasında ne yaptığını izlememiz gerekiyor. Kötü niyetli kişiler, aynı yaştaymış gibi yaparak çocuğumuzu kandırıyor.”
Sosyal İletişim Uzmanı Doç. Dr. Levent Eraslan ve Edirne Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, aileleri sanal ortamdaki tehlikelere karşı dikkatli olmaya çağırarak, ebeveynlerden çocuklarının internette ve sosyal medyada neler yaptıklarını iyi takip etmelerini önerdi.
Eraslan, sosyal ağların insanların sadece birbirini bulduğu yerler olmadığının altını çizerek, ticaret, siyaset, ideoloji, teoloji, politika gibi birçok unsurun olduğu sosyal medyanın iyi anlaşılması gerektiğini vurguladı.
Dünya nüfusunun yarısının her gün online durumda olduğunu ifade eden Eraslan, şöyle konuştu:
“Annede, babada ve çocukta birer telefon varsa ve televizyon açıksa hele bu eylem genelde saat 20.00’den sonra oluyorsa gerçeklik yerini sanallığa bırakıyor. Ebeveynlerin çocuklarla yakın ilişki kurması çok önemli. Çocuğumuz sosyal medya ve dijital dünyadaki izlerini takip etmeliyiz. Bu takip çocuğu sürekli kontrol etme ve yasaklama çalışması olarak algılanmaması gerekiyor. Çocuğumuzun ne yaptığını bilmemiz lazım. Sosyal medya artık kriminal iletişim aracı oldu. Çocuklarımızın kriminal saat dilimi olan 02.00-05.00 arasında ne yaptığını izlememiz gerekiyor. Mutlaka çocuğumuzun sosyal ağlarda kimlerle görüştüğünü bilmeliyiz çünkü kötü niyetli kişiler, aynı yaştaymış gibi yaparak çocuğumuzu kandırıyor.”
Eraslan, sosyal ağlarda konum paylaşımının dahi yapılmaması gerektiğine dikkati çekerek, “Çocuklarımızın kişisel bilgilerini, fotoğraflarını asla paylaşmamalıyız. Burada Japon aile modelini öneriyorum. Onlar asla fotoğraf paylaşmıyorlar. Japon aile modelinde mahremiyet ön plandadır. Aile kendi kişisel bilgi ve özellikleri ile fotoğraflarını paylaşmaz. Sosyal medyada mahremiyet önemli. Mahremin kamusallaşmasıyla istismarın önü açılıyor. Çocuk istismarcılarının büyük bir çoğunluğu sosyal medyadan besleniyor.” dedi.
Bu yüzden ailelere çocuklarının herhangi bir fotoğrafını sosyal medyada paylaşmamasını önerdiklerini vurgulayan Eraslan, bunun her açıdan önem taşıdığını söyledi.
Ailelerin çocuklarının psikolojik yapısını da incelemesi gerektiğini ifade eden Eraslan, çocuğun olağan akıştan düşüp, içine kapanık ya da hırçınlık ile notlarında düşme görülüyorsa bunun nedenin sosyal ağlar olabileceğini dile getirdi.
Eraslan, ebeveynlerin internette yayılan akımlardan haberdar olması gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Çocuklarımızı odalarında telefon ya da bilgisayar ile baş başa bırakmamalıyız. Yeni yeni akımlar ve tehlikeli oyunlar ortaya çıkıyor. Çocuklarımızın internet geçmişini de kontrol edelim. Sürekli internet geçmişi silen bir çocuk istenmeyen yerlerde geziyor olabilir. Çocukları gerçek dünyadan da koparmamalıyız. Alışveriş merkezleri ya da kapalı alanların dışındaki yerlerde çocukların vakit geçirmesi gerekiyor. Çocuk telefonda Google Earth’ten dünyayı görebiliyor ancak bir yerden bir yere gidemiyor. Çocuklarımızla nitelikli vakit geçirmeliyiz. Serbest zamanlarınızı ne kadar nitelikli geçirirseniz kendinize olan efektif fayda da yükselir.”