SON DAKİKA

AVRUPA’NIN ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ: DOĞU AKDENİZ’DEKİ KEŞİFLER

ENERJİ GÜNLÜĞÜ
Bu haber 18 Şubat 2020 - 11:40 'de eklendi ve 25.166 kez görüntülendi.

AB’nin enerjide Rusya’ya önemli derecede bağımlı olması, birliği yeni ve alternatif enerji kaynakları ile birlikte farklı güzergâhlar aramaya zorlamaktadır. AB’nin Rusya ile kurduğu ekonomik ilişkilerin, son dönemde başta doğal gaz kesintileri ve Doğu Avrupa ülkeleriyle yaşanan sorunlar nedeniyle gerginleşmesi üzerine bu durumun siyasi ilişkilerine de yansıması sonucu birliğin enerji güvenliğini tehlikeye atmakla birlikte yeni enerji güzergâhları arayışı içinde olmasına neden olmaktadır.

Bu kapsamda, Doğu Akdeniz’de son yıllarda yapılan doğal gaz keşiflerinin, Avrupa Birliği’nin ihtiyacını karşılamakla birlikte Türkiye’nin de içinde yer aldığı bölgede dengeleri değiştirebilecek bir potansiyele sahip olabileceği düşünülmektedir. Özellikle bölgede menfaatleri olan bölgesel/küresel güçlerin bu keşiflerden pay alma çabaları sebebiyle bölge ülkelerinin ulusal çıkarlarını destekleyen siyasi, askeri ve ekonomik politikaları farklılık gösterebilmektedir.

Bu sebeple yeni enerji alanı ilan edilmesi üzerine Türkiye açısından Doğu Akdeniz’in, devam eden AB üyelik sürecini ve önemli ekonomik ilişkileri olan Rusya ile olan ilişkilerini ne şekilde etkileyebileceği ile birlikte yakın vadedeki olası tehditler ve fırsatların tekrar analiz edilmesi büyük önem taşımaktadır. Diğer taraftan, enerjide işbirliği yapan Doğu Akdeniz’e komşu olan ülkelerden Yunanistan, İsrail ve Mısır arasında gelişen Doğu Akdeniz’de enerji alanındaki ilişkilerin Türkiye’nin millî menfaatlerine ne kadar uygun düştüğünün incelenmesi de önem arz etmektedir.

AB; ekonomik olarak büyümeye ve coğrafi olarak genişlemeye devam ettikçe Rusya’ya olan enerji bağımlılığı daha da artacak ve enerji kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde bu pazara ulaşması büyük önem arz edecektir. Bu sebeple AB, yalnızca Rusya ile değil, Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika gibi enerji üreticisi konumundaki diğer bölgelerdeki ülkelerle de işbirliği yapmak zorunda kalmaktadır. Birlik bununla birlikte bir taraftan enerji kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla yenilenebilir enerji yatırımları yaparken, diğer taraftan enerji bağımlılığını azaltmak için yakın bölgesinde alternatif enerji alan ve tedarikçileri aramaktadır.

Doğu Akdeniz’de son yıllarda yüksek miktarda enerji kaynağı keşfedilmiştir. Bu kaynaklardan özellikle doğal gazın keşfedilmesi bölge için çok önemli bir gelişmedir. Arama çalışmaları farklı parsellerde devam etmektedir. Bu çalışmalar sonucunda daha fazla miktarda kaynak keşfi mümkün görünmektedir. Doğu Akdeniz, bölge ülkelerinin bu önemli gelişme karşısındaki tutumları farklı olmasından dolayı ortaya çıkan ve gelecekte çıkması muhtemel görünen sorunlar sebebiyle büyük güçlerin de ilgi odağı olmuştur.

Özellikle Avrupa Birliği kendisine bu kaynaklardan boru hatlarıyla doğal gaz ulaştırılması için İsrail ile temaslarını Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi vasıtasıyla sürdürmektedir. Doğu Akdeniz’deki büyük doğal gaz keşifleri, bölgenin enerji çeşitliliği, güvenlik ve dayanıklılık hedeflerini yerine getirmesine yardımcı olarak bölgenin AB enerji ihtiyacına cevap verebileceğini umuyor. Ancak bu yolda ticari ve politik engeller var. Kıbrıs’ın rezervleri ticari olarak uygulanabilir olması için çok küçüktür ve İsrail’in tam ölçekli üretime başlamak için kritik bir alıcı kitlesine ihtiyacı vardır. İki taraflı veya Mısır ile bölgesel işbirliği, iki ülkenin ihracat yapabileceği tek yoldur.

Mısır, bölgede rezervlerinin büyüklüğü ve mevcut ihracat altyapısı nedeniyle bağımsız olarak Avrupa’ya gaz ihraç edebilecek tek ülkedir. Ancak, yatırımcının bu seçenekte güven duymasını sağlamak için enerji sektörü reformları gerekecektir. Bölgesel ihracat için iki seçenek var: İsrail ve Kıbrıs’ı Güney Avrupa’ya bağlayan bir boru hattı inşa etmek veya gazın sıvılaştırılıp ihraç edilebileceği Mısır’a bir boru hattı ağı oluşturmak.

Doğu Akdeniz’de yeni keşfedilen gaz rezervleri etrafında son birkaç yıl boyunca büyük bir heyecan oluştu. Levantine derin deniz havzasına gelince, Avrupa Birliği’ne iki önemli değer sunma potansiyeline sahiptir; enerji güvenliği ve Ortadoğu ülkeleri arasındaki bölgesel işbirliğinde dair bir gelişme.