SON DAKİKA

BUNLARIN DEDELERİ DE BÖYLEYDİ

AZİZ KARAAZİZ[email protected]
GÜNDEM
Bu haber 18 Kasım 2019 - 12:16 'de eklendi ve 29 kez görüntülendi.

Rum gençler 15 Kasım günü protesto eylemi gerçekleştirmiş.

Neyi protesto etmişler..?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni, yani bizim devletimizi.

Onlara fazla gelmiş bizim bağımsız bir devlet sahibi olmamız.

Görüntülere baktığımızda en fazla 20 yaşlarında olduğunu gördüğümüz Rum gençler marşlar eşliğinde yürüyorlar.

Ellerinde Yunan bayraklarıyla.

Elen marşlarını hep bir ağızdan okuyorlar.

Uygun adımda yaptıkları yürüyüşte.

Bir asker nizamı ile yaptıkları yürüyüşte attıkları sloganlar ve taşıdıkları pankartların hepsi “Türklük” aleyhinde.

Dedelerinden miras aldıkları faşizmin zirvesinde eylem yapıyorlar.

Birçoğu eminim ki bizim tarafa, yani kınadıkları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne eğlenmek ve gezmek için geçmekte.

Ellerini kollarını sallayarak, huzur ve güven içerisinde.

Doğru olanı da budur.

KKTC makamlarının sadece kendi vatandaşlarına değil, ülkedeki herkes için sağladıkları huzur ve güven ortamından elbette onlar da faydalanacak.

Gelecekler, gezecekler, eğlenecekler ve evlerine mutlu bir şekilde, geldikleri gibi sağlıklı ve güvenli bir biçimde dönecekler.

KKTC bunun teminatıdır.

Onlara yönelik en ufak bir yanlış hareket, tıpkı KKTC vatandaşlarına yapılmış gibi muamele görecek ve bu hareketi yapanlar cezalarını mutlaka çekecektir.

Bu an başından beri en ufak bir fire bile vermeden böyle olmuştur.

Çünkü KKTC bir hukuk devletidir ve ülkedeki herkes yasaların ve güvenlik güçlerinin koruması altındadır.

İşte bu gençler gelip gezdikleri ve eğlendikleri KKTC’den nefret ediyorlar.

Kendi ülkelerine geçip KKTC aleyhine gösteriler yapıp sloganlar atıyorlar.

KKTC’nin sembolü olan ve Kıbrıs Türk Halkı’nın gurur duyduğu, üzerine titrediği bayrağını yakıyorlar.

Peki bunu neden yapıyorlar..?

Çünkü onlara bu öğretilmiş.

Dedeleri onlara bunu miras bırakmış.

Yani, nefreti.

Rum tarafında gençler nefretle yetiştirilmekte.

Son yaşanan olaya ilişkin olarak Başbakan Tatar’ın açıklaması son derece önemlidir.

Olayı basit bir olay olarak gösterip küçük bir gruba mal etmeye çalışmak son derece yanlıştır.

Olayi organize bir olaydır.

Rum gençler oraya dedelerinin ve babalarının öğrettiği faşizmin etkisiyle gelmişler ve eylemlerini yapmışlardır.

Elbette onlar yaktı diye bu ülkede KKTC bayrağı gönderden inecek değildir.

Aksine her zamankinden daha fazla dalgalanacaktır.

Öyle kolay değildir bu bayrağı indirmek.

Deneyen görmüştür ne olacağını.

Bu olayı Rum Yönetimi her zamanki gibi görmezden gelecektir.

Çünkü zaten bu olayın arkasında kendileri vardır.

Peki ya bizimkiler..?

Onlar net yapacak acaba..?

Mesela Cumhurbaşkanı Akıncı.

Bayrak hırsızı Rum genci bayrak yakanlara örnek olarak gösterdi.

İnanılır gibi değildi ama ne yazık ki yaptı bunu.

Acaba üzerine titrediği ve siyasi geleceğini bağladığı Berlin’deki görüşmeye de taşıyacak mıdır acaba bu konuyu..?

Hiç zannetmiyorum.

Anastasiadis kızar çünkü.

Ve ne yazık ki Sayın Akıncı şu sıralar Anastasiadis’i kızdırmak istemez.

Çözümden uzak olsa bile onu masaya yakın tutmak isteyecektir.

Seçime bu algı ile girmek niyetini artık hepimiz gördük.

Ama bu konu mutlaka Berlin’e gitmelidir.

Yine buralarda dolanmaya başlayan bayan Lute’a da bu söylenmelidir.

Sayın Akıncı çıkıp Lute’e “İlk referans şartımız son olayın faillerinin yakalanıp gerekli cezayı görmeleridir” demelidir.

Ve bu olduktan sonra, en azından somut adımlar atıldıktan sonra eğer isterlerse masaya oturup yine zaman geçirebilirler.

Son olarak Sayın Akıncı’ya şunu sormak isterim: Yarın ben çıkıp Girne Kapısı’nda Rum Yönetimi aleyhine sloganlar atıp bayraklarını yaksam acaba bana ne derdi..?

Demokratik bir hak olarak mı görürdü yoksa beni en azından kınar mıydı..?

Mutlaka kınardı.

Kınasın da.

Çünkü biz sadece kendi bayrağımıza değil, tüm ulusların bayrağına saygılıyız.

Biz bayrağa saygıyı Ulu Önder Atatürk’ten öğrenmiş bir milletiz.

Ülkesini işgal eden düşmanı denize döktükten sonra bile onların bayrağına saygı göstermiş ve ayaklar altında çiğnenmesini engellemiş o büyük insan öğretti biz bunu.

Ve biz bugün onun tüm ilkeleri doğrultusunda yürürken, başkalarının bayraklarına saygıda asla kusur etmeyiz..

Ama kendi bayrağımızı da asla çiğnetmeyiz..

Bunu da herkes aklına yazsın…