SON DAKİKA

CUMHURİYET MECLİSİ YÖNETİMİNDE NELER OLUYOR

KALEM
Bu haber 28 Mayıs 2019 - 6:47 'de eklendi ve 251 kez görüntülendi.
Yasama Organı olarak Cumhuriyet Meclisi, çalışmalarını Anayasa ve Meclis İçtüzüğü çerçevesinde yürütmektedir. Meclis çatısı altında yapılan çalışmalarda, Anayasa hükümleri ve Meclis İçtüzük kurallarının göz ardı edilmesi, hukuk dışılığına sebep olunmaktadır.
Geçtiğimiz haftalarda Cumhuriyet Meclisinde, yukarıda bahsedilen nitelikte bir durum yaşanmıştır. Meclis personelinin gerekçeli ve yasal boyut çerçevesinde yapmış olduğu grev neticesinde, Meclis Başkanının, Meclis Genel Kurulunu toplaması ve Birleşim çalışmalarında izlediği prosedür, tamamen hukuksuzluktur.
Anayasanın 81(7) maddesi kuralları, “Meclis Genel Kurul tutanaklarının tam tutulmasını ve tutanak dergisinde yayımlanmasını öngörmektedir.” Tam tutanak tanımının açılımı, Meclis İçtüzüğünün 161’inci maddesinde şu şekilde ifade edilmiştir.
“Genel Kurulda tam tutanak tutulur. Tam tutanak stenograflarca ve ses alma ve görüntülü kayıt sisteminin yardımıyla tutulur. Tam tutanak, tutanak dergisinde ve Meclis web sayfasında yayımlanır.”
Görüldüğü gibi Anayasa ve İçtüzük kuralları, Meclis Genel Kurulunda tam tutanak tutulması ile ilgili üç unsur olarak stenograf – ses alma – görüntülü kayıt sistemin birlikte olmasını ana kural olarak öngörmektedir. 21 Mayıs 2018, Pazartesi günü Meclis çalışanları Yasa-Sen çatısı altında, 42/1996 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Referandum Yasası uyarınca grev haklarını kullanmışlardır.
Greve katılan Meclis çalışanları arasında stenografların bulunması Genel Kurul çalışmalarını etkilemiştir. Meclis Başkanı yukarıda bahsettiğim Anayasa ve İçtüzük kurallarını hiçe sayarak Meclis Genel Kurulunu toplamıştır. Tam tutanak tutulması mümkün olmayan bir ortamda Meclisi açarak Birleşim yapmış ve toplantıyı yönetmiştir.
Yapılan bu Birleşim hukukta yokluk olarak ifade edilmektedir. Meclis Başkanı, Anayasanın öngördüğü hüküm kurallarına ve kendi yönettiği Meclis İçtüzüğüne aykırı davranmıştır. Genel Kurul Birleşiminde, tam tutanak tutulmamıştır. Anayasa ve İçtüzük gereği bu tutanağının söz dizisine çevrilmesi mümkün değildir. Bu hukuksuzluğa bir de oylama yapılmadan bir sonraki Meclis Birleşiminin ertelenmesi eklenmiştir.
Cumhuriyet Meclisi, Genel Kurul Birleşimleri için Yasama yılı başında, Genel Kurulun Birleşimlerinin toplantı gün ve saatleri ile ilgili karar üretmektedir. Bu kararda, Meclis Birleşim günlerini Pazartesi – Salı ve açılış saatlerini de saat 10.00 olarak, Meclis kararının oylanması ile belirlenmiştir. Bu nedenle, Meclis Kararında öngörülen günlerin ve saatlerin değiştirilmesi veya ertelenmesi Meclis Danışma Kurulu Kararının Genel Kurulda oylanması ile mümkündür. Meclis Başkanı gruplar arası mutabakat deyip, bir sonraki birleşim gününü kendi iradesi ile erteleyemez.
Meclis İçtüzüğünde, milletvekillerinin kural-dışı tutumları hakkında disiplin cezaları öngörülmektedir. Bu disiplin ceza ve eylemler Başkanlık Divanı Kararları ile uygulanmaktadır. Başkanlık Divanına Meclis Başkanı başkanlık etmektedir. Meclis İçtüzük kurallarında, Meclis Başkanının meclis faaliyetlerine aykırı bir durum sergilenmesi ile ilgili herhangi bir ceza öngörülmemektedir.
Çünkü Meclis Başkanının görevleri, Anayasa, İçtüzük ve yasalarla belirlenmiştir. Bu düzenlemeye göre Meclis Başkanının birinci görevi, Cumhuriyet Meclisini, Meclis dışında temsil etmektedir. Meclis Başkanının ikinci görevi ise, yasama sürecinin en önemli halkası olan Genel Kurulu Anayasa, İçtüzük ve Meclis teamüllerine uygun olarak yürütmesidir. Genel Kurul görüşmelerini bu esaslara göre yürütülmesi, Meclis Divan üyeleri olarak öncelikle Meclis Başkanlığınındır.
Söz konusu bu hükümler çerçevesinde ve Parlamento hukuku açısından Meclis Başkanının, Meclis çalışmalarında Anayasa, Meclis İçtüzüğü ve var olan hukuk ilkelerine aykırı eylemlerde bulunması, Yasama Organını itibarsızlaştırması ve halkın Meclise karşı olan güvenini yitirmesi anlamını taşımaktadır.
[email protected]