SON DAKİKA

DAÜ eğitim yöntemi konusunda alınan senato kararı hakkında açıklama yaptı

Bu haber 25 Eylül 2020 - 16:26 'de eklendi ve 287 kez görüntülendi.

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Halkla İlişkiler Müdürlüğü son dönemde pandemide yaşanan küresel vaka artışının belirgin bir noktada olduğuna işaret ederek yükseköğrenim alanında dijital olanaklardan yararlanmanın bir zorunluluk halini aldığı vurguladı.
DAÜ Senatosunun eğitim yöntemi konusunda aldığı kararla ilgili yazılı açıklama yapan DAÜ Halkla İlişkiler Müdürlüğü, “Kampüs içerisinde yapılacak olan yüz yüze eğitimde, sınıf ortamında, toplu faaliyet alanlarında veya mekanlarda ortaya çıkacak bir vakanın yaratacağı kaos ve belirsizlik, dahası bulaş riskinin yüksek olması, kampüsün kısmen veya tamamen karantinaya alınması ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Dahası kentin tamamını büyük bir risk ile karşı karşıya bırakacaktır” açıklamasını yaptı.
Alınan kararın Bakanlar Kurulu, YÖK ve YÖDAK kararlarıyla uyumlu olduğu da vurgulanan açıklamada bu kararın bir yandan öğrencilerin, akademik ve yönetsel personelin sağlığını, diğer yandan da yurt dışından gelen öğrencilerin adaya girişlerinde yaşadıkları zorlukların göz önünde bulundurulduğu vurgulandı.
“REKTÖRLÜK ONAYI ALINARAK FARKLI UYGULAMALAR YAPILABİLMESİ KARARLAŞTIRILDI”
DAÜ Rektörlüğü’nün önerisi doğrultusunda üniversite senatosunun 21 Eylül’de tarihinde çevrim içi bir toplantı yaparak, küresel düzeyde yaşanan pandemi dönemini, eğitim faaliyetleri çerçevesinde detaylı bir şekilde değerlendirdiği ifade edilen açıklamada, “2020 – 2021 Akademik Yılı Güz Dönemi’nde, eğitimin dijital imkânlar kullanılarak çevrimiçi olarak yapılması, gerekmesi halinde fakülte / yüksekokul / bölüm / program / derslere özgü uygulama ve diğer eğitim ve öğretim ihtiyaçlarının sağlıklı bir şekilde karşılanabilmesi için Rektörlük onayı alınarak farklı uygulamalar yapılabilmesi kararlaştırılmıştır” denildi.
“DAÜ SENATOSUNUN KARARI BAKANLAR KURULU, YÖK VE YÖDAK KARARLARIYLA UYUMLU”
DAÜ Senatosu’nun aldığı kararın, KKTC Bakanlar Kurulu, YÖK ve YÖDAK kararlarıyla uyumlu olduğu kaydedilen açıklama şöyle sürdü:
“Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nın önerisi doğrultusunda YÖK’ün 4 Eylül tarihinde almış olduğu karar kapsamında, Üniversitemiz, 2020-2021 Güz Dönemi’nde örgün eğitimde derslerin uzaktan ve dijital öğretim yöntemleriyle yapılmasına karar vermiştir.
Bu karar alınırken özellikle pandemiden etkilenen öğrenciler ve halk sağlığı açısından pandemi risk faktörleri göz önünde bulundurulmuştur. Ayrıca, bugün halihazırda ülkemize Türkiye Cumhuriyeti’nden günde iki uçak gelmektedir.
İstanbul – Ercan arasında yapılan uçuşların çok sınırlı sayıda olması ve bilet fiyatlarındaki artış da öğrencilerin Ada’ya gelmesinde büyük bir zorluk yaratmaktadır. Üniversitemiz eğitim politikasını belirlerken öğrenciler arasında ayrım yapmadan eşit eğitim verebilme adına bütünlüklü bir karar alma görüşündedir. Öğrencilerimize giriş türüne göre farklı yöntemlerle eğitim verilmesi sıkıntılar yaratabilecektir. Senatomuzun almış olduğu karar, fakülte ve yüksekokulların alacağı kararla uygulamaların yüz yüze dahil farklı uygulamalar yapılmasına olanak sağlamaktadır.”
“YÜZ YÜZE EĞİTİMDE, ÇIKACAK BİR VAKANIN YARATACAĞI KAOS VE BELİRSİZLİK, KAMPÜSÜN KISMEN VEYA TAMAMEN KARANTİNAYA ALINMASI İHTİMALİNİ ORTAYA ÇIKARMAKTADIR”
Son dönemde pandemide yaşanan küresel vaka artışının belirgin bir noktada olduğuna işaret edilen açıklamada yükseköğrenim alanında dijital olanaklardan yararlanmanın bir zorunluluk halini aldığı dile getirildi.
“Kampüs içerisinde yapılacak olan yüz yüze eğitimde, sınıf ortamında, toplu faaliyet alanlarında veya mekanlarda ortaya çıkacak bir vakanın yaratacağı kaos ve belirsizlik, dahası bulaş riskinin yüksek olması, kampüsün kısmen veya tamamen karantinaya alınması ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Dahası kentin tamamını büyük bir risk ile karşı karşıya bırakacaktır” denilen açıklama şöyle sürdü:
“Nitekim dünyada, bunun örnekleri de yaşanmaktadır. Yüz yüze eğitim ortamı oluşturulmuş üniversite kampüslerinde bir müddet sonra pandemi kontrol altına alınamamış ve üniversite ve kentler tamamen kapanmak zorunda bırakılmıştır. Bu tür sorunların yaşanmaması ve kontrollü bir şekilde eğitim faaliyetlerinin kampüs içerisinde devam edebilmesi açısından karar büyük bir önem taşımaktadır.
Bugün, kentimizde, kampüsümüzde 7000’i aşkın öğrencimiz bulunmaktadır. Yaklaşık 9000 öğrencimiz ise yurt dışında bulunmaktadır. Pandeminin ilk günlerinden bugüne kadar üniversitemiz öğrencilerine her türlü hizmeti ve desteği sunmuştur, sunmaya da devam edecektir. Ülkemizde bulunan öğrencilerimiz kampüsümüzün ve üniversitemizin her türlü imkanından yararlanabilmektedir. Dahası, fakülte / yüksek okul / bölüm / program / derslere özgü uygulama ve diğer eğitim ve öğretim ihtiyaçlarının sağlıklı bir şekilde karşılanabilmesi için yapılacak olan farklı uygulamalara da katılma imkanları olacaktır. Kısacası, KKTC’de bulunan öğrenciler, fakülte ve yüksekokulların alacakları karar çerçevesinde uygulama derslerini yüz yüze yapabilecek, öğretim elemanları ofis saatlerinde ofislerinde bulunacak ve öğrencilerin sorularını cevaplandıracaktır. Kütüphanemiz sağlık koşulları yerine getirilerek hizmet verecek, üniversitemizin yönetsel birimleri hizmet vermeye devam edecektir. Öğrencilerimizi güvenli bir şekilde kampüsümüzde görmek bizlerin de en büyük temennisidir.”
“HEM SAĞLIK HEM ULUSLARASI ÖĞRENCİLERİN ADAYA GİRİŞTE YAŞADIĞI ZORLUKLAR ÖN PLANDA TUTULDU”
Alınan kararda, bir yandan bugün öğrencilerin, akademik ve yönetsel personelin sağlığı ön planda tutulurken, diğer yandan da uluslararası alandan gelen öğrencilerin adaya girişlerinde yaşadıkları zorlukların göz önünde bulundurulduğu kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bazı ülkelerden uçuşlar tamamen kapalıdır. Öğrencilerimizin büyük bir kısmının C grubu ülkelerden gelmesi ve 14 günlük karantina gerekliliği de hesaplandığında dönemin ortalarına hatta sonuna kadar kampüse ulaşmalarının mümkün olmaması sonucunu doğurmaktadır. Öğrencilerimizin böylesi bir kriz döneminde üniversitemize kayıt yaptırabilmesi için onlara esnek yaklaşımlar sunmamız kaçınılmazdır. Bu dönem geçici bir dönemdir. Hatta önümüzdeki üç aylık dönemin planlanması için büyük bir olanak sunmaktadır. Hedefimiz bu süre içerisinde öğrencilerimizin güvenli bir şekilde ülkemize gelmeleridir. Bugün, ülkemize gelen öğrencilerimizin uçuşlardaki sınırlılıklarına ek olarak uyruklarına göre yedi gün veya on dört gün karantinada bekleme zorunluluğu 12 Ekim’de başlayacak olan yeni dönem için yeterli plan ve hazırlığın yapılabilmesi şansımızı elimizden almaktadır”
“ÜNİVERSİTE VE KENT BİR BİRİNİN AYRILMAZ PARÇASIDIR”
Üniversitenin, Gazimağusa ile bir bütün olduğu vurgulanan açıklamada “Üniversite ve kent bir birinin ayrılmaz parçasıdır. Kent ve üniversite iş birliği kaçınılmazdır” dendi ve şunlar kaydedildi:
“Özellikle böylesi dönemlerde bu sürecin en az hasar ile atlatılması için el birliği ile çalışmaktayız. Gazimağusa’da bulunan öğrencilerimiz, bu dönem dijital eğitim olanaklarından yararlanacak olan öğrencilerimiz ve kampüsümüze gelmek için hazırlık yapan öğrencilerimiz ile bu dönemi sağlıklı bir şekilde geçirmek için çalışıyoruz. Bu süreyi etkin ve verimli kullanabilmemiz, bir sonraki dönem için bizlere çok daha büyük olanaklar sağlayacaktır. Önümüzdeki kış günlerinde pandeminin seyri hala bilinmemektedir. Bu belirsizlik içerisinde mevcut ve yeni öğrencilerimize eşit haklar sunmak, onları üniversitemizden koparmamak en büyük arzumuzdur. Dahası pandeminin son bulması veya olumlu seyri durumunda gerekli eğitim koşullarının yeniden gözden geçirilmesine olanak sağlayacaktır. Böylesi zorlu günlerde el birliğiyle çalışarak birlikte başarabileceğimizden ve kısa sürede kentimizin bugün aramızda bulunamayan öğrencilerimiz ile yeniden buluşacağından şüphemiz yoktur.”