SON DAKİKA

DOĞU AKDENİZ

FUAT NALCIOĞLU[email protected]
EKONOMİ POLİTİKA
Bu haber 07 Eylül 2020 - 9:29 'de eklendi ve 256 kez görüntülendi.

Akdeniz, Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarını bir birine bağlayan çok önemli bir denizdir.

Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarında dünya nüfusunun yüzde 75’i yaşarken, bu üç kıtanın yüzölçümü ise dünyanın yüzde 60’ına tekabül etmektedir.

Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarında dünya ekonomisinin yüzde 65’i dönmektedir.

Tüm bu veriler Akdeniz’in önemini göstermesi açısından çok önemlidir.

Bizim de içinde yer aldığımız, Doğu Akdeniz de Akdeniz’in su başıdır.

Eskilerin deyişiyle, “suyun başını tutan suyu da idare eder” gerçeğinden hareketle Doğu Akdeniz’in önemini anlamamız çok önemlidir.

Dünyanın gözü Doğu Akdeniz’de, son zamanlarda, ilgisi olanın, olmayanın, bölgemizle fazladan ilgilendiğine şahitlik ediyoruz.

Doğu Akdeniz ile ilgilenen herkese hatırlatırım, Doğu Akdeniz’in hem  eski patronu, hem de, yeni patronu, Türkiye’dir.

Bu bölgede patrondan habersiz hiç kimse ‘iş’ çevirmeye kalkmasın. Bu çabaları beyhude olur.

Bir düşünün, Doğu Akdeniz’in en büyük ülkesini, en güçlü ülkesini, hem de, asırlardan beri sahibi olan Türkiye gibi bir ülkeyi bu bölgedeki gelişmelerden uzak tutmaya çalışmak, akıl tutulmasından beterdir.

Türkiye, Doğu Akdeniz’de ne yapıyor, çok yalın bir deyişle,  kendi hak ve çıkarlarını koruyor.

Bir de, Doğu Akdeniz’in batmayan uçak gemisi Kıbrıs’ın gerçek sahibi olan Kıbrıs Türkünün hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için çalışıyor.

Genelde Akdeniz’de, özelde ise Doğu Akdeniz’de oynanan oyun, Avrasya dediğimiz Avrupa ve Asya kıtalarının, Afrika kıtasını da içine alan büyük bir oyundur.

Bu üç kıta üzerine kurulu büyük bir satranç tahtası ve yüzyıllardır devam eden büyük oyun, günümüzde biz Kıbrıs’ın da merkezinde bulunduğumuz Doğu Akdeniz’de sahnelenmektedir.

Eskiden bir çok Kıbrıs Türk aydını için, Lefkoşa’da Saray önünde bulunan, ‘Dikilitaşı dünyanın merkezi sanırlar’ sözü günümüzde gerçek olmaya başlamıştır.

Evet, Doğu Akdeniz’de oynanan büyük oyun bizim 11 Ekim’de yapacağımız cumhurbaşkanlığı seçimlerinin merkezine de oturmuştur.

Kıbrıs Türkü bu seçimde çok dikkatli olmalıdır.

Kıbrıs Türkü’nün tavrı Anavatan Türkiye ile birlikte hareket ederek, kendi hak ve çıkarlarını koruma yönünde hareket etmesi, Kıbrıs’ta  yüz yıl verdiğimiz Varoluş Mücadelesinin taçlanması olacaktır.