SON DAKİKA

GELECEĞE NE KADAR HAZIRIZ?

GÖKHAN GÜLER[email protected]
GENİŞ AÇI
Bu haber 06 Mart 2020 - 9:15 'de eklendi ve 377 kez görüntülendi.

Dünyanın yaratılışından itibaren insan hayatını en köklü biçimde etkileyen değişim ve dönüşümler göz önünde bulundurulacak olursa, son 15/20 yıl içerisinde meydana gelen değişim ve dönüşümlerin en etkili olduğunu ifade edebiliriz.

Bundan 15/20 yıl önce şu an sahip olduğumuz teknolojik imkânları acaba kim hayal edebilirdi? Dünya internetle yeni tanışmış, cep telefonu hayatımıza henüz yeni yeni girmeye başlamış ve bugünkü daha birçok teknoloji ise bizlere çok uzaktı.

İnsanlar bugün oturduğu yerden bir zamanlar akla hayale bile gelmeyecek sayısız hizmeti artık internet üzerinden satın alabiliyor. Birçok sanal mağazayı saniyeler içerisinde karşılaştırıp en ucuz tespit ettiği yerden alışveriş yapabiliyorlar. Öyle ki bulunduğu yerden para kazanabiliyor, pek çok kişiyle eş zamanlı biçimde iletişim kurabilip, yazışabiliyor.

Çağımız teknoloji çağı. Çağımız bilgisayar çağı. Çağımız bilgisayar programcılığı, yazılımlar ve buna bağlı teknolojik gelişmeler çağı. Dünyamız çok çok hızlı bir biçimde değişim ve dönüşümler yaşamakta. Hatta öyle ki dünyada yaşanan değişim ve dönüşümleri takip edebilmekte zorlanmaya bile başladık.

Geçtiğimiz on yılda teknolojinin, bilgisayarların, arabaların ve telefonların ne şekilde değişim yaşadığını hep birlikte görerek yaşadık. Gelecek 15/20 yılda acaba bizleri ne gibi yeni gelişmeler bekliyor?

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde robotların niteliksiz işgücünün yüzde ellisinin yerine geçeceğinden, hatta birçok yönetici pozisyonda bulunan beyaz yakalı olarak nitelendirilen kişileri işsiz bırakacağından ve bunun da çok ciddi sosyo-politik sonuçlara neden olacağı iddia edilmektedir.

Tüm çalışanları robotlar olan karanlık fabrika olarak nitelendirilen iş yerlerinin sayılarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde artacağı belirtiliyor.  

İnsan gibi düşünebilen ve davranabilen, akıllı sistemler yapay zekâlar artık devrede. Giyilebilen bilgisayarlar başta sağlık, askeri vb birçok alan olmak üzerek kullanılmaya başlandı.

Önümüzdeki 10 yıl içerisinde fosil(benzin/dizel) yakıtlı araçların yerini elektrikli ve alternatif enerji kaynaklarına dayalı son derece akıllı araçların almaya başlayacağı uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.

Türkiye ve KKTC kim ne derse desin etle tırnak gibidir. Bu nedenle yazımda Türkiye ve KKTC demek yerine Türk tarafı tabirini kullanacağım. Türk tarafı, Fetö darbe girişimi sonrasında birçok konuda çok ciddi değişim ve dönüşüm yaşayarak her şeyden önce bölgesel aktör olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte bir aktör olma yönünde çok ciddi girişim ve adımlar atmaya başlamıştır.  

Türk tarafı özellikle bölgesinde son derece önemli ciddi ve güvenilir bir enerji koridoru olma yolunda önemli girişim ve hamlelerde bulunmaya devam ediyor.

KKTC, bu bağlamda bölgesinde önemli bir enerji terminali olmaya yönelik alt yapı çalışmalarını sürdürüyor. KKTC, günün sonunda bölge ülkelerine su ve elektrik satıp, bölge ülkelerine ait hidrokarbon kaynaklarının Türkiye ve Avrupa ülkelerine ulaştırılmasında son derece kritik görevler üstlenmenin eşiğindedir.

Türkiye, sahip olduğu ve dışarıdan uygun şartlarda temin ettiği madenler ile yerli ve milli yazılımlarla birbirinden değerli teknolojik üretimlerde bulunmaya başlamıştır.

Geleceği yakalamak isteyen devletler hiç zaman kaybetmeden yüksek katma değerli ürünleri yerli ve milli olarak geliştirerek üretmeye yönelik girişimleri hedeflemelidir.  

Geleceği yakalamak isteyen devletlerin mutlaka gerek mevcut sahada bulunan neslini gerekse gelecek nesillerini göz önünde bulundurarak teknoloji, bilgisayar programları ve yazılımlar konusunda kendilerini geliştirmeye yönelik plan ve programları geliştirerek uygulamaya sokmalıdır. Bu bağlamda özellikle milli teknolojik bilgisayar program ve yazılımlarına büyük önem vermeliyiz.

Yerli ve milli olmayan tüm teknolojileri iyi analiz etmemiz gerekiyor. Yeni teknoloji ve yazılımları üretenlerin perde gerisindeki esas gayelerini zamanında doğru biçimde kavrayamazsak ileride çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz!

Sonuç itibarı ile şunu iyi idrak etmeliyiz ki günümüzdeki mesleklerin birçoğu önümüzdeki süreçte geçerliliğini yitirecek. Gelecekte hem de çok yakın bir gelecekte çağımızın yeni meslekleri öne çıkmaya başlayacaktır. Burada en önemli mesele bugünden gelecekte neler olabileceğini ön görerek kendimizi buna hazırlamamız gerektiğidir. Geleceğe gerek bireysel gerekse millet olarak ne kadar hazırlıklıyız? Esas can alıcı nokta budur…