SON DAKİKA

GÖKYÜZÜ VE YERYÜZÜ

EYLEM DOLMACI NALCIOĞLU[email protected]
ULUSAL BİLİNCİMİZ
Bu haber 13 Ocak 2020 - 10:23 'de eklendi ve 167 kez görüntülendi.

Yağmur hayatın devamı için bir yaşam kaynağıdır.  Susuz bir hayat imkansızdır.

Yağmur tarımsal üretim için de belirleyici bir araçtır. Tarlasını hazırlayan tarım üreticilerimiz tohumları attıktan sonra yağmur yağması senenin bereketini de beraberinde getirir.   

  Eski bir metroloji yöntemi olan minalayaların işaretlerini yazın o sıcak ağustos ayı belirler.

  Dört gözle umutla  beklenen yağmur üzerimize yağarken şükürler olsun deriz ama ne yazık ki bir yaşam kaynağı olan bereketli yağmurlar  ülkemizin geldiği bu yanlış büyüme ve altyapı hatalarından Yaşam kaynağı olan yağmurlarımız ülkemizde yaşamı felakete çeviriyor. Bu durum da ‘Doğal afet” ismi ile adlandırılıyor suçu yağmurlara yükleniyor. Halbuki bu bir doğal afet mi sorusuna benim cevabım “yapay afet” oluyor. Çünkü bu durumun oluşmasında en büyük etken ülkemizde altyapı yapılırken kişisel çıkarlar ve menfaatler uğruna yanlış ve bilinçsizce yapılmasından kaynaklanıyor ve bu durum ülkemizde yaşam kaynağı yağmur yağınca yaşamın durmasına neden oluyor.

  Yağmur yağması ülkemizde yaşayan İnsanları korkutan bir hale dönüşüyor, ülkemizde yaşayan halk yağmur yağınca kazasız belasız yağmur yağsın diye dualar ediyor durumuna getirildi..

  Yıllardır el değmemiş atıl vaziyette duran Mesarya bölgesi içinde yatırım yapılmamasını Mesarya bölge insanı için de bir avantaj halini alıyor. Uçsuz bucaksız el değmemiş Mesarya ovaları tüm yağmur tanelerini çekeçek güçte ve kuvvete sahip olduğundan dolayı Mesarya yapay afet gibi bir durumla karşı karşıya değildir. Ülkemizin Üretim bölgesi Mesarya için yatırım yapılmamasının en büyük avantajı yağmurun bir öcü olmadığını bir felaket olmadığını yağmurun bir yaşam kaynağı olduğunu bereket olduğunu bilen tek bölge olarak kalması.şimdi biz yıllarca mesarya bölgesine yatırım yapılması için bir mücadele verirken yatırım yapılmadığı için sevinelim mi?  Ama bu durum ülkemin diğer yaşam olan bölgelerinde böyle değil Başkent Lefkoşa’da  ,Turizmimin göz bebeği Girne’de sular altında kalıyor. Araçlar denizin içinde gemi misali yüzüyor gibi, yağmur sularının içinde kalıyor. Trafik felç olmuş bir durumda peki bize bunu yağmur mu yapıyor sizce? Yağmur yağmasa bu sorunlar olmuyor diye suçu yağmura atmak ve olup bitenleri görmezden gelmek en kolay şey.. Yağmur yağmasa başka sorunlar gelir beraberinde kuraklık gelir ki; biz kuraklık karşısında hiç ayakta kalamayız o zaman da yağmur yağsın diye yağmur duasına çıkarız..yağmur yağsın da kazasız belasız da söylenmesi de bana göre çok saçma!! Gökyüzü burada bişeyler anlatıyor tüm çıplaklığıyla bize rehberlik ediyor. Tetbirini önceden alacaksın kardeşim diyor.Altyapı yaparken işi yapabilecek mühendislere teslim edeceksin malzemeden çalmadan en iyi malzemeyi kullanacaksın dereleri kapatırken zamanında,” hani biz çoçukken yağmur yağdıktan sonra kağıtdan gemiler yapıp yüzdürdüğmüz derelerin” üzerini kapatırken mısmıl iş yapacaksın ki , kağıtdan yapılmış gemiler yerine arabaları gemi gibi yüzdürmeyesin şehrin ortasında diyor. işte görüyorsunuz şimdi doğa boşluk tanımıyor intikamını alıyor peki ülkemde buna sebep olanlar biliniz ki bir de ilahi adalet var ! geç de olsa o da yerini bulur vijdan var!  insanı insan yapan vijdan! işte bu nedenle sizi yağan yağmur korkutmasın bir işi yaparken ülke için sizi ilahi adalet korkutsun, sizi vicdanınız korkutsun!!

    Bir yağmurumuz var bu ülkede herkesin üzerine eşit yağan ambargoları tanımadan gelen ,bir güneşimiz var bu ülkede yağmurdan sonra çiçek gibi açan! ama dünyaya baktığın pencere kirliyse bizim çiçeklerimiz o zaman çamur görünür!! O zaman suçu olmayan masum insanlar zarar görür!! O zaman çamur içinde kalırız işte böyle!!

Özetle, Gökyüzü yeryüzü gibi hile kaldırmıyor, Yeryüzünün öğretmeni olabilmek için gökyüzünün öğrencisi olacak insan, yaptığı işte dürüst olacak insan, gün geçsin para gelsin zihniyeti taşımaycak! Emek verecek, çalışacak! O zaman gök inlerken yer de inlemeycek.

Ne güzel anlatmış Uyum şiirinde Sevgili Bülent Ecevit yeryüzü, bu gökyüzü ve yaşam arasındaki bağı;

Boşluğa bulut

Buluta yağmur

Yağmura toprak

Ne güzel uymuş

Gündüze güneş

Güneşe tarla

Tarlaya başak

Ne güzel uymuş

Başağa buğday

Buğdaya insan

İnsana emek

Ne güzel uymuş

Emeğe eylem

Eyleme yürek

Yüreğe sevgi

Ne güzel uymuş.. Sevgiyle kalın..