SON DAKİKA

KIBRIS TÜRKÜ KENDİNE YENİ BİR YOL ÇİZECEKTİR (2)

FUAT NALCIOĞLU[email protected]
EKONOMİ POLİTİKA
Bu haber 24 Eylül 2020 - 15:17 'de eklendi ve 1.537 kez görüntülendi.

Kıbrıs’ta tek ve gerçek devlet, 1 Ağustos 1571 yılında kurulan Kıbrıs Türk Devletidir.

    Bu devlet kurulduğu günden itibaren, Kıbrıs’ta yaşayan tüm, etnik gruplara, hep hoşgörü ile yaklaşmış, bu etnik gruplara mensup kişilerin haklarını koruyarak, demokratik ve adaletli bir yönetim oluşturmuştur.

     Biz, bize atalarımızdan miras kalan bu devlet ile atalarimiz gibi, Kıbrıs yaşayan  tüm  insanlara, hangi etnik gruptan olursa olsun, aynı hoşgörü, demokratik ve adaletli davranışı sergileyecek yeni bir düzenlemeye gitmeliyiz.

    Bu bizim atalarımıza ve Kıbrıs adasında yaşayan herkese karşı borcumuzdur.

    Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra, Ersin Tatar başkanlığında  cumhurbaşkanlığında oluşacak yeni Kıbrıs Türk liderliğinin, tüm Kıbrıs’a karşı ödevidir.

    YENI DÜZENLEMEYİ madde madde sayacak olursak, şöyle sıralayabiliriz.

  1. Kapalı Maraş’ı Türk Yönetiminde, iskana ve kullanıma açmak.

  2. Maronitlere ait köyleri sahiplerinin iskanına ve kullanımına açmak.

  3. Sınır boyunda boş olan yerleşim birimlerini yerleşime açmak.

  4. 1878 yılından sonra yurt dışına gitmek zorunda bırakılan Kıbrıs Türklerinin, geri dönüşünü sağlayacak, etkili teşvikleri de devreye koyarak, sağlamak.

  5. Yurt dışında yaşayan Kıbrıs Türkleri için seçme ve seçilme hakkını vermek, kendi temsilcilerini seçmelerinin önünü açmak.

  6. Kapalı Maraş’ın açılması, Maronitlerin köylerine dönmeleri ile kendi idaremiz altında yaşayacak olan, Ortodox Rumlara, Katolik  Maronitlere, Ortodok Ermenilere ve  Katolik Latinlere seçme ve seçilme hakkı tanıyarak, kendi temsilcilerini seçme imkanı yaratmak.

  7. Anayasamızda değişiklik yapıp, KKTC Meclisini Temsilciler Meclisine dönüştürmek.

  8. Yeni kurulacak Temsilciler Meclisinde, 50 mevcut sandalyenin yanına 15 yeni sandalye ekleyerek, bu 15 yeni sandalyenin, 10 sandalyesini, yurt dışında yaşayan Kıbrıs Türklerine, 5 sandalyesini de, kendi yönetimimiz altında yaşayan diğer etnik gruplara verelim.

  9. Temsilciler Meclisinde, yurt dışında yaşayan Kıbrıs Türkleri için ayıracağınız 10 sandalyenin, 4 sandalyesini Türkiye’de yaşayan Kıbrıs Türklerine, 3 sandalyesini de İngiltere’de yaşayan Kıbrıs Türklerine,  diğer 3 sandalyenin de, Avrupa kıtasında, Amerika kıtasında ve Asya kıtası ile Avusturalya’da yaşayan Kıbrıs Türklerine, 1’er sandalye olarak tahsis edelim.

Kendi yönetimimizde yaşayan etnik gruplar için ayıracağımız 5 sandalyenin de  2’sini Ortodoks Rumlara, 1’er sandalye de Katolik Maronitlere, Ortodoks Ermenilere ve Katolik Latinlere tahsis edelim.

  1. Üniversitelerin ve öğretim görevlileri ile öğrencilerin ülkede yaptığımız tarımsal gıda üretimi, diğer üretim süreçlerimiz ve turistik tesislerimizle içli-dışlı olmalarını sağlayacak düzenlemeler yapmalıyız.    

  2. Anavatan Türkiye’den gelen su ile birlikte tarımsal gıda üretimimizi artırmalı, kalitesini geliştirmek için ise etkili teşvikler düzenlemeliyiz. Yüksek kaliteli ve nitelikli tarımsal gıda ürünlerini, daha düşük maliyete üretebileceğimiz düzenlemeleri, ‘arazi bütünleştirilmesi, iş ve iş yeri tanımı dahil’ yapmalıyız. 

  3. Ürettiğimiz tarımsal gıda ürünlerimizin anavatan Türkiye pazarına rahat ulaşmasının düzenlemelerini anavatan Türkiye ile birlikte yapmalıyız. Tarımsal gıda ürünlerimizin ve diğer ürünlerimizin anavatan Türkiye üzerinden diğer ülkelere ihracatını sağlayacak düzenlemeler yapmalıyız.

  4. Turizmin önünü açacak, ülkeye gelen turistlerin ülke iktisadi ve sosyal çarkları ile bütünleşmelerini sağlayacak düzenlemeleri yapmalıyız. 

  5. Enerji ve ulaşımın ucuzlaması için anavatan Türkiye’nin etkin desteğini almamız gerekmektedir. Bunu için etkili çabalar yapmalıyız. 

  6. Türkiye İhracatçılar Meclisine bağlı Kıbrıs İhracatçılar Birliği oluşturulmalı ve Başbakanlığa bağlı Dış Ticaret Müsteşarlığı kurulmalı. Bu müsteşarlık TC Ticaret ve Ekonomi bakanlıkları ve TC Cumhurbaşkanlığı Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü ile  uyumlu bir çalışma içerisinde olmalıdır. 

    Tüm bu etkili tedbirleri aldıktan sonra kendimize seçtiğimiz YENİ YOLU uluslararası camiada da tescilleyerek, Kıbrıs Türkü olarak, anavatanımız Türkiye ile birlikte kendi YENİ YOLUMUZA gitmeliyiz.