SON DAKİKA

KIBRIS’TA BİR TÜRK DİRENİŞ ÖYKÜSÜ (12)

FUAT NALCIOĞLU[email protected]
EKONOMİ POLİTİKA
Bu haber 04 Kasım 2019 - 9:25 'de eklendi ve 610 kez görüntülendi.

Gizli Tim
    Limasol’a bağlı Türk köyü Çanakkale (Kandu) köyüne kurulan Rum askeri birliğinde haksız ve kanunsuz bir şekilde esir tutulmamız sabaha kadar devam etmişti. Birçok silahlı Rum askeri ve silahlı Rum polislerinin, tehditkar söz ve tavırları altında geçen saatler bitmeyecek gibiydi.
     Gizli time mensup tüm mücahitler sakin ve yüksek bir morale sahiptik. Önemli bir görev için ölümü göze almıştık. Ve gizli görevimizi yapmak için çıktığımız bu yolun tehlikelerle dolu olduğunu biliyorduk.
       Kıbrıs’ta Türklerle Rumların bir arada huzur içinde yaşamamızın imkansız olduğunu biliyorduk. Kıbrıs Türkü barikatlarda Rumlar tarafından binlerce işkenceye uğradık, barikatlardan alınıp ‘kayıp’ edilen onlarca Kıbrıs Türkü vardır.
       Çanakkale’de esir tutulduğumuz Rum askerlerinin karargah olarak kullandıkları Kıbrıs  Türküne ait bu ev Yalova-Malya-Trodos dağları yolu üzerinde olması nedeniyle o bölgeyi kontrol amaçlı kurulan bir Rum askeri barikatı idi. Bu barikatta öldürülmeyi beklerken tüm tim üyelerimiz keyifle birbirimizle şakalaşıyorduk.  Ne de olmasa Aydoğanlı idik. Kendimize olan öz güvenimiz çok yüksekti ve şakalaşma genlerimizde mevcuttu.
     Sabah olmuştu ortalık sessizdi. Bir tim üyemiz ‘bu sessizlik hayra alamet değildir.’ diye dile getirirken, diğer bir tim üyemiz ise işi şakaya da vurarak, ‘yani fırtına  öncesi sessiz, gibi’ dedi. Bunu üzerine Rum polisi ‘merak etmeyin size bişey yapmayacağız, haber ettik Celocara polisi gelecek sizi alsın ve köyünüze geri götürsün’ dedi. Celocara Rum polis karakolu da bulunan köyümüzün hemen yanındaki Rum köyü idi.
      Celocara Rum polis karakolundan beklenen Rum polis gücü Rum polisine ait bir Land Rover ile Çanakkale köyüne gelmişti. Köyümüz Aydoğan ile Celocara köyü arası iki kilometre idi. Nerede ise herkes herkesi tanıyordu. En azından büyüklerimiz biri birlerini tanıyordu. Biz gençler gelenleri tanımıyorduk. Tim üyesi büyüklerimizde öğrendiğimize göre gelen Rum polislerinin başındaki adam Banayi çavuştu. Bir Türk düşmanı idi.
      Çanakkale (Kandu) köyünde bulunan Rum askeri birliğindeki esaret dolu bekleyişimiz bitmişti. Celocara köyünden gelen Rum polis gücü kontrolunda Aydoğan’a gitmek için yola çıkmıştık. Bu kez Rum polis Land Rover’i önde biz arkada yola koyulduk. En yavaş haliyle bir buçuk saat sonra Aydoğan’a varmamız gerekirken, Rum polisinin  bize işkence olsun diye yolda sergilediği hal ve hareketler sonucunda dört saat sonra köye gidebildik.
     Yola çıktığımız Çanakkale köyünden Bağlarbaşı, (Malya) Arsos, Esentepe, (Aynikola) Filusa, Mesana, Arminu, Salamyu yolunu takip ederek Celocara köyüne geldik. Celocara’nın çıkışında, köyümüz Aydoğan gözüküyordu. Celocara bükümü dediğimiz yerde, akşamdan beridir esaretleri altında bulunduğumuz Rum silahlı güvenlik güçlerinin, esaretinden kurtulup köyümüz Aydoğan’a  doğru hareket ettik. Bizi taşımakta zorluk çeken eski minibüsümüz bizi köyümüze ve özgürlüğümüze doğru daha canlı bir şekilde götürmekteydi.
      Hiç bir sonuç almadan gizli tim başladığımız yere geri dönmüştük. Görev bitmemişti. Ertesi gece tekrar yola koyulacaktık. Bu kez başka bir usülde Agrotur askeri üssüne gitmek için yola çıkacaktık.
(Devam edecek)