SON DAKİKA

KIBRIS’TA BİR TÜRK DİRENİŞ ÖYKÜSÜ (5)

FUAT NALCIOĞLU[email protected]
EKONOMİ POLİTİKA
Bu haber 19 Ağustos 2019 - 10:06 'de eklendi ve 757 kez görüntülendi.
LAĞONA SALDIRISI..
Aydoğanlı kahraman Mücahitler, 23 Temmuz 1974 tarihinde güneyden yani Mutedenya tarafından yapılan Rum saldırısını geri püskürtmemin ve o iki günlük şiddetli savaşın galibi olmanın verdiği özgüven ve cesaretle, köyümüze yapılacak her türlü saldırıyı püskürtecek güç ve kararlılıktaydık. Morallerimiz çok yüksekti.
    Tarihler 14 Ağustos 1974’ü gösterirken, Türk Ordusu ikinci barış harekatını başlatmıştı. 
     Aydoğan köyü olarak bağlı olduğumuz Baf sancağı düşmüştü. Baf’ta Mücahitlik görevini yapan Aydoğanlı genç Mücahitler gizli yollardan köyümüze gelmişlerdi. Onlardan aldığımız bilgilere göre Baf sancağı düştükten sonra, köylümüz Dilaver teğmen, Çakır kardeşler ve dahası şehit edilmişlerdi. Baf Sancağında Tabur olan Yeşilova da düşmüştü. Yeşilova teslim olduğu halde Yeşilova Taburunda Mücahitlik hizmeti yapan köylümüz Emin Cemal da diğer bir çok Yeşilovalı Mücahitler ile birlikte şehit edilmişlerdi. Biz Şanlı Aydoğan Direnişinde şehit vermemiştik ancak Baf ve Yeşilova’da iki Aydoğanlı Mücahit kardeşimiz şehit olmuştu.
     İkinci barış harekatı başladığında, Leymosun Sancağı da düşmüştü. Bizim Aydoğan gibi, Mağusa Sancağı, Lefkoşa Sancağı, Boğaz ve St. Hilarion’daki kuvvetlerimiz ile Mesarya’daki büyük Türk köylerimiz düşmemişlerdi ve Rum saldırganlığına karşı direniyorlardı.
      İkinci Barış Harekatının ikinci günüydü yani 15 Ağustos 1974, bu kez ben ve bir çok Mücahit Galuca tepesine yapılmış üstü beton korunaklı mevzilerin bulunduğu ve köyümüzün kuzey tarafında yer alan mevzilerde nöbetteydik. Önce güney doğumuzda bulunan küçük Rum köyü Mamonya’dan ikili üçlü guruplar halinde silahlı Rumlar kuzeyimizde bulunan büyük Rum köyü Celocara’ya doğru hareket ettiklerini fark ettik. Durumu karargaha bildirdik. Arabalarla birçok yerden gelen silahlı Rum çeteciler, Celocara bükümü dediğimiz virajın oralarda toplanıp, guruplar halinde bize doğru hareket etmeye başlamışlardı. Tamam bu Rumlar tekrardan köyümüze saldıracaklardı.
     Biz bu saldırıyı göğüsleyip saldırgan Rum çetecileri geri püskürtmek için, gerekli moral ve motivasyona fazlasıyla sahiptik. Bu saldırıyı geri püskürtmek için gerekli tüm hazırlıklara başlamıştık. Mevzilerimize takviye Mücahitler silahları ile gelmişlerdi. Mevzilere birer otomatik silah yerleştirilmişti. 
      Ben ve on Mücahit Galuca’da ana yolun yanındaki mevzide yoğun bir hazırlık içindeydik. Mevzinin önündeki hendekleri temizlemiştik. Ben dürbünle bize doğru gelen Rum cetecileri takip edip yanımda hazırlık yapan Mücahit arkadaşlarımı bilgilendiriyordum. Bu gözlemi de mevzinin önünde yere oturarak yapıyordum. Rumlardan ilk ateş açılmıştı, kurşun iki bacaklarımın arasından toprağa saplanmıştı. Hepimiz mevziye ve mevzinin arkasına geçmiştik. Ben mevzimizde bulunan Brenin başına geçip otomatik atış pozisyonunda Rumlara karşılık vermek istedimse de, büyük abilerimiz olan Mücahitler ‘daha erkendir, bu uzaklıkta boşuna ateş açıp, gıt olan mermilerimizi zayetme, biraz sonra daha yanaşsınlar o zaman istediğin kadar ateş edebilin’ yönündeki nasihatlarını olumlu bulup Bren ile o an Rumlara ateş etmekten vazgeçtim.
      Galuca’da Rum saldırganlığını geri püskürtmek için yapılan hazırlıklara, hep birlikte çok önemli bir savaş stratejisi olabilecek bir de plan konusunda hem fikir olmuştuk, planımız, aramızdan iki kahraman Mücahit hemen önümüzde bulunan ve bizim bulunduğumuz Galuca tepesinden daha aşağıda olan, Raif dayının bağının olduğu tepeye, ki bu tepede bir de taştan yapılmış yıkık bir evcik bulunmaktaydı, iki Mücahit Raif dayının bağı olan tepeye gidip oradan köyümüze yanaşmaya çalışan Rumlara ateş edip, tepenin arkasına geçmeleri için plan kurmuştuk. Planladığımız gibi bu  iki kahraman genç Mücahit, ki biri 19 yaşında, diğeri de 21 yaşlarında idiler, Raif dayının bağının olduğu tepeye çıkıp oradan Rumlara ateş açıp hemen tepenin arkasına geçip kendilerini Rum ateşine karşılık korumaya aldılar. Derken Lavona’ya kadar gelip konuşlanan Rumların yoğun ateşi, hiç bir Mücahidin olmadığı Raif dayının bağına doğru, tozu dumana katmışlardı. Biz planladığımız gibi onların ateşi Raif dayının bağının olduğu tepeye devam ettiği sürece, ateşe karşılık vermeyecektik.
(Devam edecek)