SON DAKİKA

KIBRIS’TA TEK DEVLET KKTC’DİR – ( 3 )

FUAT NALCIOĞLU[email protected]
EKONOMİ POLİTİKA
Bu haber 15 Haziran 2020 - 15:10 'de eklendi ve 700 kez görüntülendi.

Bugün bu yazımda, biz Türklerin Kıbrıs’ı fetih ettiğimiz 1571 yılında, Kıbrıs’ta 1971 yıllık köklü devlet geleneklerimiz ve güçlü  derin devlet tecrübemiz ile kurduğumuz  Kıbrıs Türk Devletinin hiç bozulmadan günümüze kadar geliş sürecini etraflı bir sekilde yazacağım.

   Kıbrıs’ın 11 ay süren fethi tamamlandığında 01 Ağustos 1571 yılında Muzaffer Paşanın Kıbrıs Beylerbeyi olarak atanması ile Kıbrıs Türk Devleti de kurulmuş oldu.

   O tarihte biz Türklerin 1971 yıllık var olan köklü  devlet tecrübemiz ile  kurduğumuz Kıbrıs Türk Devleti bütün unsurları ile adaletli bir şekilde Kıbrıs’ta yaşayan tüm etnik, milli ve dini guruplara hizmet etmeye başlamıştı.

   Bu devlet Kıbrıs’ta yaşayanlar tarafından büyük bir kabul görmüştü.

   Haksızlıklara izin vermeyen, tüm kesimlere adaletli davranan, tüm etnik, milli ve dini guruplara özgürlükler sağlayan, herkese kendi dilinde eğitim hakkı tanıyan, kendi dini inançları doğrultusunda, eğitim ve öğrenim görme imkanı veren bu adaletli devlet, günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

    Biz Kıbrıs Türklerinin şu anda sahip olduğumuz, demokratik ve hukukun üstünlüğüne haiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin gerçekte 01 Ağustos 1571 tarihinde Kıbrıs’ta kurduğumuz Kıbrıs Türk Devletinin devamı olduğunu gösteren yüzlerce belge ve kanıtlar bulunmaktadır.

    Ben en başta Kıbrıs Türk toplumunun milli, dini ve kültürel kimliğini, bütün baskılara rağmen koruyabilmesi, 01 Ağustos 1571 yılında kurduğumuz Kıbrıs Türk Devletinin ne kadar köklü ve sağlam bir yapı olduğunu ve bu sağlam yapının bizi ve kimliğimizi korumamıza, yardım ettiğini, üzerimizde yüz yıl süren tüm baskılara rağmen Kıbrıs Türkünün dimdik ayakta durabildiğinin en büyük destekçisi sahip olduğumuz sağlam devletimizin varlığı idi.

Bunun yanında ben, bugünkü yazımda,  1900’lü yıllarda, Kıbrıs’a gelip, Kıbrıs hakkında kitaplar yazan bir çok Ingiliz yazarin o dönemlerde Kıbrıs’ın Osmanlı yasaları ile yönetildiğini ve yasaların bir çok Avrupa ülkesindeki yasalardan daha demokratik ve halkın çıkarlarını koruduğunu yazdığını, bunun da 01 Ağustos 1571 yılında kurduğumuz Kıbrıs Türk Devletinin var olmaya devam ettiğini gösteren  önemli delilleridir.

    Araştırmacı yazar Doç. Dr. Nazım Beratlı bir çok kitabında ve araştırma makalelerinde bu konudaki İngiliz yazarların yazdıklarını ayrıntılı bir şekilde yazmıştır.

    Doç. Dr. Nazim Beratlı Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Ve İncelemeleri Dergisi Aralık 2019 tarihli sayısında, İngiliz yazarların sömürge dönemlerinde bile Kıbrıs’ta Osmanlı/Türkiye yasalarının nasıl uygulandığını şöyle yazıyor,  ‘Ada yönetiminin “yıllığı” niteliğindeki Hand Book’lardan, 1913 tarihlisinde, adanın hukuk sistemi ile ilgili, şöyle bir hüküm var: ‘İşgal’ tarihinde, Kıbrıs’ta yürürlükte olan ve yürürlüğü hâlâ geçerli, Osmanlı uyruğu olsun olmasın, herkesi kendi hükümlerine bağlı sayan bir Osmanlı yasası varsa, herkes bu yasaya tabi olmaya devam edecektir.” (Lukach- Jardin 2007: 142) devamla, Mecelle ve 1857 tarihli Osmanlı Toprak Kanunu’nun 1892’de İngilizce’ye çevrildiği ve yürürlükte olduğu belirtilmektedir.’

(Lukach-Jardin, 2007: 143)

     Doç. Dr. Nazım Beratlı yine aynı yazısında başka bir İngiliz yazarın yazısını, kendi yazısında şöyle aktarıyor  “Kıbrıs’ta köylerin idaresi, yüzyıllardır mevcut biçimini koruyan, belki de mükemmel bir sisteme dayalıdır. Her köyün kendi “muhtar”ı, köy İhtiyar (azası) Heyeti, var. Ekinleri koruyan birçok desteban “kır bekçisi” köydeki hayvan sürülerinin ekili tarlalara girmesini ya da ekinlere zarar vermesini önlemekle görevlidirler.’

    Destebanlık ‘kır bekçisi’ ve muhtarlık, ıhtiyar heyeti üyeliği uygulaması,  Osmanlı Imparatorluğunun Kıbrıs’ta kurduğu mükenmel bir sistemdi.

( devam edecektir.)