SON DAKİKA

MİLLİ DEĞERLERİMİZİ KORUYALIM

EYLEM DOLMACI NALCIOĞLU[email protected]
ULUSAL BİLİNCİMİZ
Bu haber 16 Eylül 2019 - 11:43 'de eklendi ve 205 kez görüntülendi.
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önemli temsilcilerinden sade bir üslupla millî değerlerimizi  işleyen Arif Nihat Asya’nın Bayrak şiiri beni her zaman duygulandırmıştır…
BAYRAK..
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter…
Kıbrıs’ta yıllardan beridir Türk varlığını yok etmek için eline geçen her fırsatı değerlendirmeye çalışan Rumlar 45 yıl aradan sonra Maraş gibi bir  vakıf malı olan ve yasadışı bir şekilde, haksızca gaspettikleri Mesarya bölgesinin başkenti konumunda bulunan Akdoğan köyüne ayin yapmak nedeniyle gelerek enosis fikirlerinden vazgeçmediklerini gösterdiler.
Tarih değil, hatalar tekrar eder, geçmişten hiç mi ders çıkartılmadı?  Rumları memnun etmek için Kıbrıs Türk ‘kayıp’ı  bulunan  bir köye ayin izni verilerek kendi milletinin mensubu vatandaşlarını üzmeye değer mi?
Bir anda pazar günü herkes evinde huzur içinde yaşarken onlarca otobüsün ve yüzlerce aracın binlerce Rumun köye gelerek EOKA askeri lideri Axentiu’nun evini ve daha birçok evin kapısını çalarak pazar günü Akdoğan’da yaşayan Türklerin evlerine girmek istemeleri ve bir yudum suyumuzu içmemek için sularını ve yiyeceklerini de yanlarında getirmeleri insancıl olmayan bu tavırlarını, Türk düşmanı tavırları ile intikam ve kin duygularıyla göklerde dalgalanan bayrağımızı ve kurucu cumhurbaşkanımızın resmini çalarak gitmeleri ve güneydeki yöneticilerin bayrağımızı çalan Rumu kahraman ilan etmeleri, 45 yıl aradan sonra bile Rum zihniyetinin değişmediğini gösterdi.
Mesarya bölgesinde yaşayan Türkler için de bardağı taşıran son damla oldu.
Yılarca taviz bölgesi görülen Mesarya bölgesi bir mağduriyet bölgesine dönüştürüldü. Kıbrıs sorunundan beslenenler Mesarya bölgesinde yaşayan Kıbrıs Türkünün hak ve çıkarlarını düşünmedi.
Ülkenin gıda deposu ve üretim bölgesi olan güney Mesarya Annan planında Rumların hayır demesiyle sonsuza kadar artık, 1878 öncesinde olduğu gibi Türklerindir..
Mesarya bölgesinin iade-i itibarının geri verilmesi ve  Türk Yönetiminde olduğu gibi yeniden  ilçe olması talebimizdir.
Tam da anavatandan gelen su,  yüreğimize su serperken, bu kadar zor şartlardan geçen Mesarya halkı  toprağına, üretimine her zaman sahip çıkarken, bu gelişmeler göz ardı edilerek,  bir ayine izin verilmesi büyük bir hataydı. Mesarya halkını hüsrana ve hayal kırıklığına uğrattı.
Artık lütfen çıkın ve söyleyin
‘Mesarya’dan bir karış toprak verilmeycek gençlerimize dağıtılacak olan kırsal kesim arsalarına gönül rahatlığıyla ev kurabilirsiniz’ deyin..
  Mesarya’ya yatırım sözü verin. Biz bunu bekliyoruz, ve artık Kıbrıs Türkünün anavatan Türkiye ile birlikte kendine yeni bir yol çizme zamanı çoktan geldi. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimleri Kıbrıs  Türklerinin kaderlerini belirleycek bir seçimdir.
  Akdoğan’da Rumlar tarafından gerçekleştirilen bu saldırının cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de etkili olacağını düşünüyorum.
  Bir an önce Akdoğan’da, düne kadar cami olarak kullanılan binanın köyün ihtiyacını karşılayacak sosyal, kültürel ve sanatsal çok amaclı bir aktivite salonu olarak Akdoğan Doktor Fazıl Küçük ilkokuluna  devredilmesi, böylece  okul ile ayni alanda bulunan binaya  Rum ziyaretçilerin gelişlerini engellemiş oluruz. Çocuklarımızın da  eğitim yuvalarında  huzur içinde eğitimlerini yapmalarını sağlamış oluruz.
Ülkemizde  ve bölgemizde bu tür tatsız olayların yaşanmaması dileğiyle.
  Milli değerlerimizi korursak, onlar da bizi korur.