SON DAKİKA

PANDEMİ

EYLEM DOLMACI NALCIOĞLU[email protected]
ULUSAL BİLİNCİMİZ
Bu haber 30 Mart 2020 - 18:51 'de eklendi ve 669 kez görüntülendi.

“Salgın hastalıklar savaşlardan daha tehlikelidir”

1918-1919 yıllarında meydana gelen “İspanyol gribi” salgını dünya çapında dramatik ölümle sonuçlandı.     

   Geçmişten günümüze dünyada Kara veba, kolera, domuz gribi, kuş gribi, tifo, ebola, gibi bir çok Pandemi kabul edilen bulaşıcı ve salgın hastalıklar geçti.    

    Bugün günümüzde 2020 yılında Çin’in Vuhan kentinde başlayan ve yayılarak  küresel bir sorun haline gelen Salgın  koronavirüs 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edildi. Tüm bu salgın hastalıkların nedenine baktığmızda hayvanlar üzerinden insanlara geçme olasılığı olan salgın hastalıklar, örneğin kuş gribi kuşlardan, domuz gribi domuz ve kümes hayvanlarından, tifo kirli sulardan bugün karşımıza çıkan koronavirüs yarasalardan, çiğ tüketilen yiyeceklerden kaynaklandığı söyleniyor hepsinden korunabilmeni  ortak reçetesi hijyen ve temizlik. Ancak bu soruyu da kendime sormaktan vazgeçemiyorum  yıllardan beridir dünya üzerinden  bu kadar salgın  hastalık geldi ve geçti neden her seferinde insanlığı savunmasız bir şekilde yakaladı? 

     2005 yıllarında ülkemizde kuş gribi nedeniyle tüm kümes hayvanları katledildi, uzun zaman tavuk eti ve yumurta yemedik, arkasından,  deli dana salgını çıktı uzun süre dana etinden uzak durduk bugün korona virüsü için ulusal bir mücadele başlatıldı. Görüyorsunuz ki virüslerin ve salgınların sonu yok bir iki yıl sonra başka bir salgın ile karşı karşıya kalmamak için ülkemizde “SALGIN HASTALIKLAR BİRİMİ ” oluşturulmalı ve bu birim yaşanabilecek tehtit ve salgınlara karşı halkımızı herzaman uyarmalı ,  önlemleri ve tedbirleri elden bırakmamalı, bundan sonra hayatımızın bir parçası haline gelecek olan sürekli el yıkamak, kolonya kullanmak, ve insanlar ile 2 metre  mesafeyi korumak evimizde kalarak sevdiklerimizi ve kendimizi korumak olacağız. herkes kendi üzerine düşeni yapar evinde kalırsa  böylelikle toplumumuz da  korunacak..

    Kendi ülkeme baktığımda bugüne kadar yaşanan salgın hastalıkların çoğu bizi teğet geçti çünkü Avrupa Birliğin’de olmayan ve ambargolar altında bulunan bir toplumuz dış bağlantımız sadece Türkiye ve  kendi et ve et ürünlerimizi kendimiz üretiyoruz, kümes hayvanlarına kendimiz bakıyor ve besliyor sebze ve meyvelerimizi kendimiz yetiştiriyor , bunun yanında süt ve süt ürünleri, zeytin ve ürünleri, narenciye de bunlara dahil olan ürünlerimiz.  Bu salgın hastalıklara karşı bizi koruyan nedenlerden birincisi, ürettiklerimiz ve yediklerimiz ,ikincisi tanınmamamız , Çünkü biz her zaman dış dünyadan izole edilerek yaşadık.  Bu güne kadar tanınmak için mücadele verirken bugün bunun olmadığı için şükür ettim. Üçüncüsü yarasa, sıçan, yılan, domuz  gibi hayvanları yemememiz, çiğ ürünler tüketmememiz. Dördüncüsü de temiz ve titiz bir toplum oluşumuzdur diye düşünüyorum.

    Biz küçük bir toplumuz ve bir salgın hastalık ile baş edebilecek bir gücümüz yokken Buna rağmen ülkemize dışdan gelen turistler nedeniyle koronavirüs ülkemize geldi. Başbakanımız Ersin Tatar liderliğinde hükümetimizin aldığı erken tedbirler, sağlık çalışanlarımızın üstün ve özverili çalışmaları sayesinde, başarılı bir mücadele sergiledik. inşallah yakın zamanda bu zor günleri aşacağız. En büyük dileğimiz bu. İlk önceliğimiz sağlık bunu atlattıktan sonra bunun beraberinde bir de ekonomik sorunlar ile karşı karşıya gelebiliriz bu konuda da sağlık da olduğu gibi ekonomik tedbirleri de erken zamanda ve doğru bir şekilde almak gerekir bu konuda yine hükümetimize inancım tam . 

    Halkımız da üzerine düşeni fazlasıyla yapıyor her şer’de bir hayır var derler ya bu zor günlerden geçerken ülkemizde  bir anda başlayan ulusal birlik ve beraberliği , dayanışma ve yardımlaşmayı görmek beni çok duygulandırdı. 

   Ve her zamanki gibi her şart altında yanımızda olan Türkiye Cumhuriyeti yine desteğini esirgemedi. Anavatanımız Türkiye  bize  sığınacak tek limanımız  olduğunu bir kez daha gösterdi.

  Koronavirüs ile mücadelede dünyaya baktığımda Çin koronavirüs ile ilgili herkesi uyardı ne kadar tehlikeli bir salgın  hastalık ile karşıkarşıya olduğnuzu bilin dedi. italya , önlemlerini almakta gecikdi ve karantina ülkesi ilan edildi, İngiltere halkına açıklama yaparken sevdiklerinizi kaybedebilirsiniz dedi ve halkını ölüme terk etti!!! Almanya kendi vatandaşlarını ülkesine almadı.. Rusyanın sesi çıkmadı? Sürekli olarak insan haklarından bahseden Avrupa Birliği, Avrupa halklarının ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel alanlarda birbirleriyle kaynaşmasını öngören, Avrupa devletlerinin vatandaşlarının bir araya gelerek oluşturduğu uluslarüstü bu yapı koronavirüs ile mücadelede halklarının gıda ihtiyacını bile karşılamak da aciz kaldı. Marketlerinde raflar boşaltıldı. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılayamaycak duruma geldi. Ekonomik bağların güçlenmesi için kurulan Avrupa birliği ülkelerinin sağlık da olduğu gibi ekonomik tedbirleri almakta ve uygulamada başarısız oldu. 

   Bunun yanınsa  Türkiye’nin ve yüce Türk milletimizin  sergilediği tutum ve davranışlar yine tarih yazdı..

  Gelelim havası,  denizi, iklimi, çiçekleri, dağı, tepesi, ovaları ile güneşin en güzel doğduğu yer olan ülkem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’ye, küçük bir devlet olarak koronavirüs ile mücadelede tüm dünyaya örnek olduk. 

    Gururluyuz, yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhutiyeti. yaşasın Mücahit Kıbrıs Türk halkı. Yaşasın Kahraman Türk milletti.  Yaşasın Türkiye Cumhuriyetimiz. Ne Mutlu Türküm Diyene. Sağlıkla kalın..