SON DAKİKA

Sağlık Bakanlığı: “Kanser insidansını yüz binde 549 olarak açıklamak bilimsellikten uzak”

Bu haber 10 Şubat 2020 - 16:40 'de eklendi ve 312 kez görüntülendi.

Sağlık Bakanlığı, ülkedeki yıllık kanser insidansını yüz binde 549 olduğu yönündeki açıklamaların bilimsellikten uzak olduğunu kaydetti.

Sağlık Bakanlığı’nın 6 Şubat tarihinde basında yer alan Sağlık Bakanlığı kanser istatistiklerine dair çıkan bir yazıya cevaben yaptığı basın açıklamasında “İlgili yazıda Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan kanser istatistikleri raporunun bir bölümü popülizm ve skandal olarak tanımlanmıştır” denildi.

Açıklama şöyle devam etti:

“Hepimizin bildiği üzere asrımızın hastalığı olan kanser her yıl tüm dünyada milyonlarca can yakıyor. Bu hastalıkla ilgili devletlerin ve bireylerin farkındalığını artırmak ve sorumlulukları olduğunu hatırlatmak bir anlamda basının da görevi. Yazının amacı muhtemelen kanser hastalığına dikkat çekip, devletin bu konuda yapması gerekenlere ışık tutmaktı. Ancak bunu yaparken doğru haber yapmak en önemli hedef olmalıdır.

Gazetede yer alan bu çalışmada çıkan sonuçlara hiç değinmeden diğer komşu ve dünya ülkeleri ile yapılan karşılaştırmalardan hiç bahsetmeden, ülkemizde yıllık kanser insidansını yüz binde 549 olarak açıklaması son derece üzücü bilimsellikten uzak ve şanssız bir açıklamadır.”

“KADEM’E ANKET YAPTIRILDIĞI DOĞRU ANCAK BU TÜR ANKETLERLE BİLİMSEL ANLAMDA DOĞRU, GÜVENİLİR SONUÇLARA VARILAMAYACAĞI, DÜNYA İLE KENDİ DURUMUMUZU KIYASLAMAYA YETMEYECEĞİ GÖRÜLDÜ”

Kanser hastalığının ülkede ne boyutta olduğunun geçmişten günümüze hep merak edilen ve endişe duyulan bir konu olduğuna işaret edilen açıklamada şöyle denildi:

“2011 yılında Sağlık Bakanlığı’nın KADEM araştırma şirketine bir anket yaptırmış olduğu doğrudur. Ancak bu tür anketlerle bilimsel anlamda doğru, güvenilir sonuçlara varılamayacağı, dünya ile kendi durumumuzu kıyaslamaya yetmeyeceği görülmüştür.

Ülkede kanser anlamında olup bitenin izlenmesine olanak sağlayacak, sürekliliği ve uluslararası standartlar düzeyinde geçerliliği olan bir yapının bakanlığımız bünyesinde kurulması gerektiği anlaşılmıştır. Bu nedenle 2013 yılına Bakanlığımız, Doğu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi ile birlikte Kanser Kayıt Projesini oluşturmuş ve TC Elçiliği’nin katkılarıyla projeyi hayata geçirilmiştir.

Proje kapsamında Kanser İzleme ve Değerlendirme ve Eğitim Merkezi  (KİDEM) oluşturulmuştur. KİDEM iki önemli konuda faaliyet yürütmektedir. Bunlardan birisi kanser kayıtçılığı diğeri kanser taramalarıdır. Kanser Hastalığı Bildirim Yasası ile kanser bildirimi zorunlu hastalık kapsamına alınmıştır, yasa hazırlanıp, 22 Ekim 2018 hayata geçmiştir.

Yasa çalışmaları ile eş zamanlı olarak Bakanlığımız, Türkiye Kanser Dairesi ile bu alanda çalışacak kişilerin eğitim faaliyetlerini yürütmüştür. Yasanın çıkmasından sonra KKTC’nin ilk beş yıllık (2012-2016) kanser istatistikleri raporu hazırlanmış ve 2019 yılı Kanser Haftasında tüm toplumla paylaşılmış ve bakanlığın web sitesine de konulmuştur.

Bu istatistiklerin hazırlanmasında Dünya Sağlık Örgütünün Uluslararası kanser Kayıtçılar Birliğinin (IACR) standartları ve metodolojisi kullanılmıştır. Böylelikle Dünyanın diğer ülkelerine göre durumumuzu karşılaştırma şansımız doğmuştur. Verileri toplarken KKTC istatistik raporunda da ayrıntılı olarak görüleceği gibi pek çok kaynaktan veriler aktif kayıtçılık yöntemi ile toplanmıştır.

Bu raporda, web sitemiz ve basın aracılığı ile ülkede kanserin bölgelere, yaş gruplara, cinsiyete göre dağılımı, kadınlarda ve erkeklerde en sık görülen kanserlerin neler olduğunu, kanserlerin türlerine göre hangi aşamada teşhis aldığını, yıllara göre nasıl bir değişiklik olduğunu her yıl yüz bin kişide kaç kişinin kanser teşhisi aldığını toplumla paylaştık.

2012 Kanser İstatistikleri raporumuzu da 2017 de Hollanda’nın Utrech şehrinde yapılan IACR toplantısında dünya kanser kayıtçıları ile paylaştık.”

“TÜM BU ÇALIŞMALAR 2013’TEN GÜNÜMÜZE KADAR GELEN SAĞLIK BAKANLARI TARAFINDAN KESİNTİYE UĞRATILMADAN DEVAM ETTİRİLDİ”

Tüm bu çalışmaların 2013’ten günümüze kadar gelen sağlık bakanları tarafından kesintiye uğratılmadan devam ettirildiği belirtilen açıklamada, şu sıralarda da kayıtçılığın durmadığı, devamlılığı sağlayacak şekilde 2017 yılı kanser verilerinin aktif olarak toplandığı belirtildi.

Bildirim yapmakla zorunlu olan kurumların bildirim dosyalarını oluşturduğu ve bakanlığın kanser kayıt sorumlularına dosyalarını verdikleri ifade edilen açıklamada, bu çalışmalar yapılırken Kişisel Verilerin Gizliliği Yasası’na son derece katı bir şekilde uyulduğu ve kurumlardan veriler aktif kayıtçılık yöntemiyle toplandığı bilgisi de paylaşıldı.

“2012-2016 İSTATİSTİKLERİMİZDE İNSİDANS HIZLARIMIZ KADINLARDA YÜZ BİNDE 178,2 VE ERKEKLERDE 177 OLARAK BULUNDU”

2012-2016 yıllarını kapsayan kanser istatistiklerinde insidans hızının kadınlarda yüz binde 178,2 ve erkeklerde 177 olarak bulunduğu bildirilen açıklama şöyle sürdü:

“Tabipler Birliği’nin verdiği rakamlar da bu hızla uyumludur. Kanser kayıtçılığına başlarken daima beş yıl geriden başlanarak günümüze gelinmesi gerekir ki güncel verilerin geçmişe göre ne durumda olduğunu bilelim. 5 yıllık rapordaki ‘artık sayısal dağılımlarımızı biliyoruz ve endişelerin yersiz olduğu ortaya çıkmıştır’ cümlesi, ‘bu istatistikler göstermektedir ki dünyadaki diğer ülkelerden daha fazla bir kanser hızına sahip değiliz’ anlamı taşır. ‘Ülkemizde kanser yok, her şey yolunda hiç bir şey yapmaya gerek yok’ anlamı taşımaz. Tam tersi kanser kayıtçılığının hedefi kanserle ilgili yapılması gereken işlere, alınması gereken önlemlere bilimsel verilerle ışık tutmaktadır.

Güney Kıbrıs’la ilgili kanser verileri ise Dünya Sağlık Örgütüne bağlı IARC’ın (Uluslararası Kanser Araştırmaları Kuruluşu) Cancer Today verilerinden takip edilebilir. Burada tüm ülkelerin kanserle ilgili verileri mevcuttur. İncelendiğinde Güney’de de bizden farklı bir durum olmadığı görülecektir.

Durum böyle iken kanser kayıtçılığında çalışan, kanser hastalarının tedavisini üstlenen, istatistiki bilgilerin toplanmasında son derece özveri ile katkı koyan tüm doktorların Hipokrat Yemini’ni unuttuğundan, gelmiş geçmiş bakanların hiçbir çalışma yapmadığından bahsedilmesi çok şanssız ve gerçekleri yansıtmayan bir açıklamadır.

Kanser konusunda hastaların tedaviye ulaşması, güncel tedavilerden faydalanması anlamında ülkemizde çok şey başarılmış, çok yol kat edilmiştir. Ancak tabii ki hala yapılacak şeyler vardır. Bu anlamda Kanserin önlenebilir nedenleri konusunda farkındalığı artırmak, taramaların toplumun daha geniş bir kitleye yaygınlaştırılması, İDEM kadrolarının oluşturulması, hastaların yaşam kalitelerinin artırılarak yaşam sürelerinin uzamasının sağlanması, mortalite hızlarının hesaplanması gibi pek çok konu bakanlığımızın hedefleri arasındadır.

Toplumun son derece hassas olduğu bu konuda yazı yazarken, ciddi bir araştırma yapılması, doğru bilgilerin halka sunulması, istatistiklerin içeriğinden bahsedilmesi, varsa yapıcı önerilerin yapılması basında çıkan yazıların değerini belirleyen konulardır.”