SON DAKİKA

Tarım Bakanlığı “Organik Ürün” konusunda uyardı

Bu haber 23 Şubat 2020 - 18:59 'de eklendi ve 74 kez görüntülendi.

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, “organik ürün” ve “organik tarım” konusunda halkı ve üreticileri uyararak, “organik, ekolojik, biyolojik eş anlamlıdır. ‘Yüzde 100 doğal, hormonsuz, hakiki, köy ürünü, saf’ gibi tanımlanan ürünler ‘Organik Ürün’ değildir. Tüketiciye ürün hakkında hiçbir garanti vermez” dedi.
Tarım Bakanlığı, Organik Tarım Yasası’nın; yükümlülükleri yerine getirmeksizin “organik terimi” ve kısaltma ibareleri yer alan ürünü elinde bulunduran veya piyasaya arz eden işletmeler veya kişilerin suç işlemiş olacağını ve mahkûmiyetleri halinde beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceklerini vurguladı.
Bakanlık, ayrıca bahse konu ürünlerin piyasadan toplatılarak imha edilmesi için mahkemece emir verildiğini ifade ederek, “Bu yasanın 40’ıncı maddesi altında hazırlanacak tüzüklerin kurallarına aykırı hareket edenler bir suç işlemiş olurlar ve mahkumiyetleri halinde yetkili mahkemece asgari ücretin on katına kadar para cezasına çarptırılabilirler” uyarısında bulundu.
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, “Orgaik Ürün” ve “Organik Tarım” konusunda bilgilendirme açıklaması yayımladı.
Bakanlık, Organik Tarım’ın; yasa ve tüzükler çerçevesinde izin verilen girdilerin kullanıldığı, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı, izlenebilirliği olan, üretimde herhangi bir kimyasal maddenin veya ilacın kullanılmadığı ve çevreye, sağlığa zararsız üretim şeklini esas alan bir tarım çeşidi olduğunu belirtti.
Amacın; insan sağlığını korurken toprak, su ve havayı kirletmeden çevre ve canlıları koruyan tarımsal üretim yöntemini desteklemek olduğunu belirten bakanlık, şöyle devam etti:
“Bunun yanında amaç; tüketiciye tarladan sofraya kadar izlenebilirliği olan güvenilir, GDO’ suz ve hormonsuz ürünler sunmaktır. Hasat, işleme, ambalajlama, etiketleme, muhafaza, depolama, taşıma ile ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar olan işlemlerde bakanlığımız tarafından yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşları tarafından kayıt altına alınarak kontrol edilmekte ve ürünün ve girdinin geldiği her aşama sertifikalandırılmaktadır.
Organik tarımda iki çeşit sertifika vardır. Birincisi müteşebbis ikincisi de ürün sertifikasıdır. Organik Tarım Müteşebbis Sertifikası, yetkilendirilmiş kuruluş müteşebbis ile sözleşme imzaladıktan sonra yapılan uygun görülmesi halinde yetkilendirilmiş kuruluş tarafından verilen sertifikadır. Verilen bu sertifika müteşebbisin ürettiği ürünün organik olduğunu belgelememekte olup müteşebbisin organik tarım faaliyeti yaptığını göstermektedir.
Ürün sertifikası ise, bütün kontrol yöntemlerinin uygulanması sonucu organik ürünün ve organik girdinin yasa ve tüzüklerine uygun olduğunu gösteren belgedir. Bu belgede sertifikayı veren kuruluşun adı, bakanlıkça verilmiş kod numarası adresi, kuruluşun verdiği sertifika nosu, ürünün adı statüsü yer almaktadır.
Bir ürünün organik olup olmadığını anlamak için o ürünün sertifikası istenmeli ayrıca etiketli ürünlerde Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’nın yetkilendirdiği kuruluşun adı-logosu, kod numarası, müteşebbis veya ürün sertifika numarası ve KKTC Ulusal Ürün Logosu bulunmasına dikkat edilmelidir.”
Tarım Bakanlığı, “organik, ekolojik, biyolojik” gibi ifadelerin eş anlamlı olduğuna da işaret ederek, “%100 doğal, hormonsuz, hakiki, köy ürünü, saf” gibi tanımlanan ürünlerin de organik ürün olmadığını ve tüketiciye ürün hakkında hiçbir garanti vermediğini vurguladı.
Tarım Bakanlığı, Organik Tarım Yasası’na işaret ederek, şu uyarılarda bulundu:
“20/2018 tarihli Organik Tarım Yasası Dördüncü Kısmı; ‘Kontrol Sisteminin Kurulması, Kontrol Kuruluşlarının Yetkilendirilmesi ve Yükümlülükleri, Gözetim ve Denetim, Yıllık Raporlar, Kontrol Sistemine Bağlılık, Sertifikasyon İşlemleri, Usulsüzlük ve İhlaller, İstatistiki Bilgi ve Bilgi Paylaşımı’ başlığı altında Madde 27 de belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeksizin ‘organik terimi’ ve kısaltması olan ‘org’ veya ’biyo’ veya ‘bio’, ‘eco’ veya ‘eko’ ibareleri yer alan ürünü elinde bulunduran veya piyasaya arz eden işletmeler veya kişiler, bir suç işlemiş olurlar ve mahkûmiyetleri halinde beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilirler. Ayrıca bahse konu ürünlerin piyasadan toplatılarak imha edilmesi için Mahkemece emir verilir. Bu Yasanın 40’ıncı maddesi altında hazırlanacak tüzüklerin kurallarına aykırı hareket edenler bir suç işlemiş olurlar ve mahkumiyetleri halinde yetkili mahkemece asgari ücretin on katına kadar para cezasına çarptırılabilirler.”