SON DAKİKA

UBP “YENİ DURUMA” UYGUN POLİTİKALAR ORTAYA KOYDU…(2)

YAZI-YORUM
Bu haber 23 Ocak 2020 - 9:14 'de eklendi ve 65 kez görüntülendi.

Ulusal Birlik Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı, Genel Başkanı, Başbakan Ersin Tatar imzasıyla ortaya koyduğu seçim bildirgesinin Kıbrıs konusu ile ilgili bölümünü değerlendirmeyi sürdürüyoruz…

Dün de belirttiğim üzere UBP’NİN HEDEFİ İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMDÜR VE BU BİLDİRGEDE GÖSTERMEKTEDİR Kİ BUNA YÖNELİK BİR STRATEJİ ÜRETİLMİŞTİR.

BU STARTEJİYE GÖRE UBP YENİ BİR SÜRECE ANCAK VE ANCAK İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMÜN YOLU AÇILACAKSA GİRECEKTİR…

Bunun izleri bildirgede şöyle görülmektedir:

1 UBP masaya oturmadan Rum tarafında bir zihniyet değişikliği olup olmadığın somut olarak görmek istiyor. Bu amaçla, ortak bir vizyonda buluşulmasını , HİDROKARBON KAYNAKLARI KONUSUNDA GEÇİCİ BİR ÖZEL KOMİTE KURULMASINI BU KOMİTENİN ÇALIŞMALARINDA İLERLEME SAĞLANMASINI TALEP EDİYOR. Yani Rum tarafına ve dünyaya şu anlatılmaya çalışıyor: EĞER ŞU AN ORTADA DURAN ve BÜYÜK BİR EKONOMİK KAYNAK, OYUN DEĞİŞTİRİCİ BİR FAKTÖR OLAN AMA AYNI ZAMANDA EN SIKINTILI KONU OLMA ÖZELLİĞİNİ DE TAŞIYAN HİDROKARBON KAYNAKLARI KONUSUNDA ÖZEL BİR KOMİTE KURMA VE BU KONUYA ‘ KAZAN-KAZAN’ anlayışı ile bir çözüm bulma noktasında buluşabilirsek Rum tarafında Kıbrıs Türkü ile ortaklık istendiğine dair bir zihniyet değişikliği olduğuna inanacağız.

2-Peki bu yeterli mi? Değildir…UBP bu olurken yine koşullu olarak YENİ bir görüşme sürecine girmeye hazırdır. Koşulları da şunlardır:

  • Süreç öngörülebilir, gerçekçi, sonuç odaklı, ucu açık olmayan bir süreç olacak.

  • Bu süreçte iki devletli çözüm dahil tüm çözüm alternatifleri masada olacak.

  • BM, bu sürecin sonunda bir neticeye ulaşılamazsa, KKTC’NİN uluslararası statüsünün belirlenmesi yolunun açılacağı konusunda gereken taahhütleri açık bir şekilde ortaya koyacak.

  • Rum tarafı, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamının Kıbrıs Türk Halkı için olmazsa olmaz olduğunu bilinerek masaya oturacak.

  • Çözüm olacaksa ik halkın egemen eşitliği temelinde olacak.

  • Sınır ayarlamaları ve  mülkiyet konuları Kıbrıs Türk Halkını yeniden göçmen durumuna düşürmeyecek şekilde halledilecek.

  • Her koşulda Kıbrıs Türk Halkı’nın egemenli altındaki topraklarda, her zaman için sarih nüfus ve mülkiyet çoğunluğunun Kıbrıs Türkü’nde olacağı BM, AB ve diğer ilgili herkesçe kabul edilecek.

  • Dolaşım ve yerleşim özgürlükleri dahil insan hakları bağlamındaki tüm konular Kıbrıs gerçekleri ve egemen eştlik temelinde çözülecektir.

  • Türk-Yunan dengesi, Doğu Akdeniz ve adada, her bakımdan gözetilecektir.

UBP Seçim bildirgesinde HİDROKARBON KAYNAKLARI KONUSUNDA BİR ORTAK KOMİTE KURULMASI ÇÖZÜM İÇİN BİR TEST OLARAK ORTAYA KONULURKEN , Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile iki halkın refah ve huzurunun artırılması için mütekabiliyet esasına uygun bir şekilde iş birliği yapmaya hazır olunduğu da ifade ediliyor.

Nedir bu işbirliği yapılabilecek alanlar?

  • Türkiye’den gelen suyun Güney Kıbrıs’a da verilmesi

  • KKTC ile Türkiye arasında elektrik enerjisi aktarımı için bir enterkonnekte sistem kurulması ve KKTC ile Türkiye arasında karşılıklı gaz boru hattı yapılması projelerine kazan kazan ve işbirliği anlayışıyla Rum kesimini de dahil edilmesi

  • Doğal afetler, yangın, mültecilerle baş edilmesi konularında birlikte çalışılması

  • Eski eserlerin korunması için beraber hareket edilmesi

  • Suçluların cezalandırılması için iki tarafın bir birine yardımcı olması.

Ve UBP SEÇİM BİLDİRGESİNDE AVRUPA BİRLİĞİ İÇİNDE YER ALMAK OLDUĞUNUN DA ALTI AYRICA ÇİZİLİYOR

Durum bu…

Şimdi ben o milliyetçi geçinenlere sormak isterim bu ortaya konulan yoldan başka hangi yolla iki ayrı devletli çözüme gidebilirsiniz?

“Ben asla masaya oturmam, görüşmem. Beni istediklerimi yerine getirseniz de ben masaya oturmayacağım ” diyerek mi?

Bugün o gün mü?

Bence değildir…