SON DAKİKA

UBP’NİN KIBRIS KONUSUNDAKİ DURUŞU ÇOK NETTİR…

YAZI-YORUM
Bu haber 26 Şubat 2020 - 11:59 'de eklendi ve 821 kez görüntülendi.

Ulusal Birlik Partisi sınır ayarlamaları dışındaki toprak tavizlerine karşıdır.

“Güzelyurt verilemez ”der…

Diğer yerleşim birimlerimiz için de aynı politikayı ortaya koymuştur.

UBP, Annan Planı’na en başta, harita, mülkiyet ve garantiler konusundaki bazı muğlaklıklar yüzünden hayır demiştir.

UBP’nin Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi konusundaki duruşu da nettir…

UBP, Türkiye’nin tek yanlı müdahale hakkını sulandıran, buradaki askeri varlığını sıfırlayacak olan bir garanti sistemi UBP için asla kabul edilemezdir.

UBP’nin Kıbrıs konusundaki diğer konularla ilgili tutumu da açıktır…

PEKİ YA DİĞERLERİNİN?

YDP VE BİR MİKTAR DA DP DIŞINDAKİLERİN ASLA DEĞİLDİR…

Dolayısı ile birilerinin Ersin Tatar’ı taviz verdi, veriyor gibi göstermesi boşuna gayrettir.

Bunu yapanlar önce kendi destekledikleri kişilerin toprak konusunda nasıl bir tutumu olduğunu ortaya koysunlar da tartışalım…

HODRİ MEYDAN…

Ve bu noktada bir kez daha UBP’nin son seçim bildirgesinde KIBRIS KONUSU İLE İLGİLİ NELER YAZILDIĞINI GÜNDEME GETİRMEK İSTİYORUM:

BİLDİRGEDE AYNEN ŞÖYLE DİYOR:

1-Ulusal Birlik Partisi, Kıbrıs konusunun görüşmeler yoluyla varılacak bir anlaşmayla sonuca bağlanmasından yanadır. Ancak, Crans Montana’da kalınan yerden görüşmelerin devamı mümkün değildir. İlk önce Rum tarafı ile ortak bir vizyon olup olmadığı belirlenmeli, Rum tarafında gerçek bir zihniyet değişikliği olup olmadığı saptanmalı, uygulamada zihniyet değişikşiğinin bir ifadesi olarak ilk aşamada hidrokarbon aramalarında eşit mal sahipliği zemininde işbirliği yapılması için geçici bir komite kurulmalı ve çalışmalarına başlamalıdır. Bu, bölgede gelişmekte olan tehlikeli polarizasyon ve gerginliği de engelleyecek ve bölgesel işbirliğine zemin hazırlayacaktır.

2- Önümüzdeki yeni dönemde , Rum tarafında bir zihniyet değişikliğinin ortaya çıkması, ortak bir vizyonda buluşulması ve hidrokarbon aramaları konusunda işbirliği yapılması çalışmalarını yürütecek olan geçici özel komitenin çalışmalarında somut ilerleme sağlaması halinde, öngörülebilir, gerçekçi, sonuç odaklı, ucu açık olmayan yeni bir sürecin başlatılması mümkündür.

3- Bu süreçte iki devletli çözüm dahil tüm çözüm alternatiflerinin masada olması UBP için esastır. BM, bu sürecin sonunda bir neticeye ulaşılamazsa, uluslararası statümüzün belirlenmesi yolunun açılacağı konusunda gereken taahhütleri açık bir şekilde ortaya koymalıdır.

4- Rum tarafı bizimle bir anlaşma istiyorsa, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün devamının Kıbrıs Türk Halkı için olmazsa olmaz olduğunu bilmelidir. Bu konuda 2010 yılında KKTC Meclisi’nde oy birliği ile alınan kararından geri adım atmamız söz konusu değildir.

5- Kıbrıs’ta bir çözüm olacaksa bu egemen eşitlik temelinde olmalıdır.

6- Sınır ayarlamaları ve  mülkiyet konularında, halkımızın yeniden göçmen durumuna düşürülmeyeceği var olan gerçeklere dayalı düzenlemeler yapılabilir…

7- Dolaşım ve yerleşim özgürlükleri dahil insan hakları bağlamındaki tüm konular Kıbrıs gerçekleri ve egemen eşitlik temelinde çözümlenebilir.

8-Türk ve Yunan dengesi Doğu Akdeniz ve adada her bakımdan gözetilmelidir.

9-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile iki halkın refah ve huzurunun artırılması için mütekabiliyet esasına uygun bir şekilde iş birliği yapmaya hazırız.