SON DAKİKA

ÜRETİCİNİN BEKLENTİLERİ!!!!

AHMET HAMDİ[email protected]
KIRSALA BAKIŞ
Bu haber 31 Temmuz 2019 - 9:53 'de eklendi ve 154 kez görüntülendi.
Her kesimde olduğu gibi üretici de yeni hükümetten beklenti içerisindedir. Yeni kurulan hükümet kısa bir zaman olmasına rağmen, bu zaman dilimi içerisinde, geçmişe ait hak edişlerini ödemiş ve aynı zamanda 2018-2019 üretim yılına ait akaryakıt desteklerinin yaklaşık % 70’ni üreticiye aktarmış durumdadır.
Üreticinin beklentisi ise yeni üretim yılına ait Doğrudan Gelir Desteği ve Akaryakıt Desteğinin olması gerektiği oranda olabilmesi için hükümetin bu nokta da yeni kaynak yaratmaya çaba göstermesi elzem olacaktır. Örneğin vergisiz akaryakıt destekleri üreticiyle buluşmaya başladığı zaman 7.500.000 litre civarındaydı ancak bugüne baktığımızda ise geçmişte akaryakıta uygulanan zamlardan ötürü 2.500.000 litrelere düştü.
Diğer taraftan doğrudan gelir desteğinin temel mantığı ise ½ (yarım torba) oranında kimyevi taban gübresine yani 25 kg’a denk gelmesiydi. Ancak bugüne baktığımız zaman ise yetersiz Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı bütçesi sebebiyle üreticiye ulaşan gübre miktarı yaklaşık 13 kg civarında görülmektedir.
Doğrudan gelir desteğindeki sorunların aşılabilmesi için hem üretici hem de yönetici kısmı bir araya gelerek, yeni üretim yılı öncesi belirlenmesi gereken hak edişleri el birliğiyle ülke şartlarına, girdi maliyetlerine ve üretici hassasiyetlerine göre belirlenmesi kaçınılmaz gerçekler arasındadır. Ülkemiz Kuzey Kıbrıs’ın sahip olduğu erkenci iklimle birlikte, oluşturulması öngörülen lokomotif sektörlerin en önemli halkası olan Tarım sektörünün, sürdürebilir bir yapıya kavuşması için üreticilerin hükümetten beklenti oranı ciddi anlamda yüksektir. Bunun tek sebebi ise günübirlik tarım politikalarının rafa kaldırılarak, ileriye dönük pro-aktif tarım politikaları ile üreticinin artık buluşmak istemesidir.
Bugünkü köşemde tamda kırsalın geleceğine yönelik bilgileri sizlerle paylaşmak istememim temel nedeni, tarım sektöründe bulunan vatandaşlarımızın geleceğine yönelik olup, üretimden zaman zaman koparılarak uzaklaştırılmaya çalışılan politikalardan kaynaklıdır. Endişem bu yönde sabit kalmamakla birlikte geçmişte uygulanan topraktan koparılma politikaları ile bağlantılı olup ülkemiz üretimine ve toprağına sahip çıkma endişesi ile direk alakalıdır.