SON DAKİKA

VEBAL NEDİR BİLİR MİSİNİZ?

AHMET HAMDİ[email protected]
KIRSALA BAKIŞ
Bu haber 13 Kasım 2019 - 9:32 'de eklendi ve 341 kez görüntülendi.

Bilimsel anlamı günah doğuracak ve insanı ahret azabına sürükleyecek olan ağır sorumluluk olarak tanımlanmaktadır!

Türk Müslüman kimliğin karşılaştığı ve bugün hala daha bedelini ödediği en büyük vebal ise 1911 yılında Osmanlı Devleti’nin parti mücadelelerinin vebali altında ezildiği günlerde Bulgarlarla Sırplar anlaşıp, el ele vererek Balkanlarda beş asır egemenliğini sürdüren Osmanlı’nın tüm Balkan topraklarını kaybetmesinin temelini atmış olmalarıydı.

Ülkemiz Kuzey Kıbrıs’a baktığımız zaman ise Vebalini çocuklarımızı bırakın torunlarımızın ödeyeceği birçok yanlış icraata imza atmaktayız. Devletimizin 36’ıncı yaşını kutlamaya hazırlandığımız bu günlerde Cumhurbaşkanlığı seçimi uğruna aslında ortadan kalkmış Federasyon tezi için çizmeler giyilmiş durumda.

Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın katılmayı planladığı üçlü görüşme ile ilgili en enteresan yorum, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’ten 2’inci Cumhurbaşkanımız Sn. Mehmet Ali TALAT’a gelerek, yapılacak olan görüşmenin boşuna masraf olduğunun altını çizdi ve aslında gerçek niyetlerinin ne olduğunu 2’inci Cumhurbaşkanımız Sn. Mehmet Ali TALAT aracığıyla bizlere bildirmiş oldu.

Bunun Vebal neresinde mi?

Vebal tam da olayın kendisi;

Bizlerle aynı havayı, aynı suyu, aynı ekonomiyi, aynı turisti, aynı doğal zenginlikleri, hatta ve hatta 1960’da aynı Cumhuriyeti paylaşmayan bir toplumla zorla nikâh kıymaya çalışmamızın Vebalini bizler ödeyemeyiz.

Ödeyemeyeceğimiz bir diğer Vebal’de 1911 yılında Osmanlı’nın başına gelen Vebal gibi kendi içimizdeki iktidar savaşları çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini ipotek altına almaktan çok geleceğini karanlık ellere el birliği ile yollamamız olacaktır.

Devletimizin 36’ıncı yaşını kutlayacağımız şu günlerde, Vebalini ödeyemeyeceğimiz hiçbir çalışmanın altına imza atmadan geleceğimize sürdürülebilir pro-aktif politikalar ile yön verme zamanımızın geçmek üzere olduğunu da bu köşeden yazmak isterim