SON DAKİKA

YENİ ŞEYLERİ KONUŞMA ZAMANI GELMİŞTİR

AZİZ KARAAZİZ[email protected]
GÜNDEM
Bu haber 20 Eylül 2021 - 14:18 'de eklendi ve 29 kez görüntülendi.

Bir yakıt tartışmasıdır da gidiyor.

Uzadıkça uzuyor.

Dallandıkça dallanıyor.

Muhalefet de buradan yükleniyor.

Pandemi unutuldu, tek dert yakıt..

Duymayan kalmamıştır ama adet yerini bulsun diye; Teknecik Santrali’nde kullanılan yakıttan bahsediyorum..

Önce ihale konu oldu şimdi de gelen yakıt.

Dünyada uzaya turist gönderme, Mars’ta domates-biber yetiştirme konuşulurken, biz hala çağdışı kalmış elektrik üretme modeline uygun yakıt arayışındayız.

Bulsak ne olur bulmasak ne yazar..

20 yıl öncesinin metodu ile elektrik üretmenin düzgün yolu mu kalmış Allah Aşkına..!

Dünyada küresel ısınma artık hissedilmeye başlamışken ve uzmanlar buna bir çıkış yolu olarak temiz enerji üretimini gösterirken biz hala Nuh Nebi’den kalma teknolojiler ile yola devamda ısrarcıyız.

Bir yandan sendika “dokundurtmayız, elletmeyiz” diye sistemi devam ettirmeye çalışırken, diğer yandan muhalefet de “ekmek yemek” gailesi ile buna destek vermekte.

Kazananı olmayan, kaybedeni toptan bir vaka..

Toptan hepimiz kaybetmekteyiz.

Hemen dibimizdeki Güney Kıbrıs’ta bile özel sektörün inşa etmekte olduğu yeni santral hzmete girmek için artık gün sayarken biz hala eskiye dört elle sarılma sevdasındayız.

Bugün içine düştüğümüz yakıt tartışması tamamen bir zaman kaybıdır.

Ama kaybedilen zaman bugüne ait değildir.

Sakın kimse yanılması.

Biz geleceğe ait zamanı kaybetmekteyiz.

Yani geleceğimizi harcamaktayız..

Çocuklarımızın geleceğini heba etmekteyiz özetle.

Yılın 300 günü güneşi yaşadığımız bir ada ülkesinde hala fuel-oil yakarak elektrik üretiyor ve bunda da ısrar ediyorsak, gelecek kuşaklar bizi asla affetmeyecektir.

Bundan emin olunuz.

Bizim acilen enterkonnekte sistemine geçmemiz gerekmektedir.

Yıllar önce gündeme gelen bu konu ne yazık ki yine siyasi çıkarlara kurban edilmiştir.

Ülkenin geleceği birilerinin siyasi çıkarları uğruna harcanmıştır.

Oysa bu konuda çok şanslıyız.

Hemen yanı başımızda Türkiye Cumhuriyeti var ve elektrik konusunda oldukça iyi bir durumda.

Avrupa enterkonnekte hattına bağlı ve bu bizler için büyük bir avantaj.

Rum tarafın için de bulunmaz bir nimet.

Bir Avrupa Birliği ülkesi olan Güney Kıbrıs bizimle olan enterkonnekte bağı sayesinde Avrupa ağına dahil olacak.

Buna asla itiraz etmezler.

Doğrudan onay vermeseler bile seslerini çıkarmazlar.

Çünkü onlar işlerine geleni iyi bilirler ve çıkarlarına olan bir konuda asla yanlış yapmazlar.

Ama biz yapıyoruz.

Hatta battıkça batıyoruz.

O kadar insan işi gücü bıraktı ve yakıt numunesi analiz ettirmek için çalışıyor.

Sistemi tartışan yok.

Çağdışı kalmış teknolojiyi yenilemek fikri lanetlendi çünkü.

Sendika buna kızdı ve biz de vazgeçtik.

Enterkonnekte gibi çağdaş bir sistemi “kablo ile elektrik” gibi basit ve yetersiz bir ifade ile halka elbette anlatamazsınız.

Enterkonnekteye dahil olmanın getireceği avantajları, kablo ile anlatamazsınız.

Bugün artık kapasitenin dolmuş olması nedeniyle güneş panellerini kurma şansımız kalmadı.

Kuran kurdu, kalan kaldı.

Üretim kapasitemiz artmadıkça yeni güneş paneli de kurmak mümkün olmayacak.

Çünkü üretimle orantılı devam etmesi gerekli.

Oysa enterkonnekte bağlantımız olsaydı sınırsız miktarda güneş paneli kurma şansınız olacaktı.

Bu bile tek başına yeterlidir aslında.

Ama olmadı, yaptırmadılar.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti diğer konularda olduğu gibi bu konuda da gerekeni fazlasıyla yapmaya hazırdı.

İzin vermediler..

Yakıt tartışmasında es geçilen bir başka nokta da yeni yakıt türlerine geçmemiz gereğidir.

Doğal gaz başta olmak üzere farklı alternatifler var.

Ama yapmıyoruz, yaptırmıyorlar..

Birileri bu ülke insanının rahat etmesini istemiyor.

Sürekli bir engelleme var.

Kim mi bunlar..?

Daha önce suyun gelmesini de pandemi hastanesini de engellemek isteyenler elbette.

Suyun gelmesini de istememişlerdi.

Geldikten sonra halkın kullanmasına engel olmayı denediler.

Pandemi hastanesini de istemediler.

Yapıldıktan sonra da halka hizmet vermesini engellemek istediler.

Ama olmadı, yapamadılar..

Çünkü karşılarındaki iradenin kararlılığını aşamadılar.

“Yapacağım” dedi ve yaptı..

Tıpkı 1974’te olduğu gibi…

“Bekledim de gelmedin” diyenlere “Bir gece ansızın gelebilirim” dedi..

Ve geldi..

Şükürler olsun ki..

Başta su ve pandemi hastanesinde olduğu gibi, birçok konuda da aynı irade ve kararlılığı gösterdi.

Türkiye Cumhuriyeti…

Elektrik işinde de öyle olacak, öyle de olmalı..

Çünkü zaman aleyhimize.

Kendi zamanımızı geçtim, geleceğin, çocuklarımızın zamanını heba ediyoruz.

Buna daha fazla izin veremeyiz.

Artık yeni şeyler söylemeliyiz..

Dün geçti, bugün de bitmek üzere…

Yeni şeyleri, yarınları konuşmalıyız artık…