SON DAKİKA

YÜZ YILLIK HASRET, BARIŞ PINARI HAREKATI

FUAT NALCIOĞLU[email protected]
EKONOMİ POLİTİKA
Bu haber 14 Ekim 2019 - 11:17 'de eklendi ve 607 kez görüntülendi.

Yaklaşık bir yıl önce, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1932 yılında, dönemim ABD Kara Kuvvetleri komutanı olan Mac Arthur ile İstanbul’da, Dolmabahçe sarayında, yaptıkları görüşmede, Atatürk’ün Mac Arthur’a “Ömrüm vefa ederse, Kerkük’ü Musul’u ve Süleymaniye’yi, Kıbrıs’ı ve Ege’deki adaları, Selanik de dahil bütün batı Trakya’yı vatan topraklarına katacağım” dediğini öğrendiğimde, neden Mustafa Kemal Atatürk daha uzun yaşamadı da, bu güzel ideallerini yerine getirsin, diye hep kendi kendimle didiştim.

     Mustafa Kemal Atatürk, boylu poslu, ayakta dimdik duran, sapa sağlam, bir asker, 1932 yılında, kendine hayranlığını gizlemeyen,  Amerikalı bir general ile yaptığı görüşmede, büyük bir  heyecanla bu güzel ideallerini paylaşan güçlü ve kudretli bir lider, nasıl olur da altı yıl içinde genç yaşta ‘ölür’. Hep kendi kendime sordum, Atatürk’ün genç yaşta ölümüyle, bu Amerikalı generale 1932 yılındaki görüşmelerinde söyledikleri ile bir bağlantısı olabilir mi diye?

      Mustafa Kemal Atatürk’ü genç yaşta ölüme götüren ve gizli kalmış gerçekleri başka bir yazımda ayrıntıları ile irdeleyip yazacağım. 

       Bugünkü konumuz, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1932 yılında Amerikalı generale söyledikleri ile 1918 yılında Osmanlı sadrazamına söyledikleri ile birlikte, Barış Pınarı Harekatının Türk milleti için ne kadar çok önemli olduğunu anlatacağım.

       Bir kaç gün önce sevgili doktorumuz, gazeteci araştırmacı yazar Nazım Beratlı’nın Kıbrıs Postası gazetesinde yayınlanan “Ben Türkiye’den yana tarafım” başlıklı köşe yazısında, “Mustafa Kemal Paşa, mütarekeden sonra İstanbul’dan bir emir alır: “İngilizler, İskenderun’a küçük bir birlik çıkarmak istiyorlar. Kolaylık sağlayın…”

Sadrazam’a verdiği yanıt, şöyledir:

“İskenderun’un tek başına askeri bir önemi yoktur! Ancak eğer birisi, Musul ile Akdeniz arasında bir koridor oluşturmak isterse, İskenderun Limanı anlam kazanır. Bu bakımdan, buraya çıkarılacak bir birliğin hedefi, Musul’dur. Mütareke şartlarına, nüfus yapısına ve tarihsel gerçeklere göre, Musul bizim sınırlarımız içindedir ama burası önemli bir de petrol yatağıdır. Verdiğiniz emri uygulamaya mezun değilim. Musul’dan Akdeniz’e Suriye’nin kuzeyinde bir koridor oluşturup, bize ait olan yer altı ve yer üstü kaynaklarını İngilizlere peşkeş çekemem.

İskenderun’a yaklaşabilecek her İngiliz gemisi, top ateşi ile karşılanacaktır… Kendilerine bildiriniz…”

Bâb-ı Âli paniğe kapılır, ordular grubu lâğvedilir, Paşa ordusuz kalır, İstanbul’a geri çağrılır.

İngilizler de İskenderun’a çıkıp, onun “Sonra bunu yaparlar, izin veremeyiz” dediği şeyi yaparlar. Yaveri Cevat Abbas’a o ünlü “Geldikleri gibi giderler” sözünü, İstanbul’a döndüğünde Haydarpaşa Limanı’nda söyler. Öte yandan da Sykes ve Picot, otururlar, çıkar ve petrol hesaplarına göre, Orta Doğu’yu harita üzerinde cetvelle bölerek, paylaşırlar. Bölgenin hiçbir yerinde toplumsal aidiyetin ulus ile belirlenmediği, kabileye, mezhebe, sülâleye göre biçimlendiği halklara, kendi değer yargıları ve çıkar hesaplarına göre, “ulus devletçikler” donu giydirirler. O gün bu gündür, bu bölge iflah etmedi…” (* Nazım Beratlı’nın 11.10.2019 tarihli Kıbrıs Postasındaki köşe yazısından)

       Nazım Beratlı’nın alıntısını sizlerle paylaştığım bu önemli yazısından da çok açık anladığımız, Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlatılan Barış Pınarı Harekatı, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Atatürk” olmadan önce 1918 yılında dile getirdiği yüz yıllık bir hayalinin gerçekleşmesidir.

       Mustafa Kemal Atatürk’ün 1918 ve 1932 yıllarında söylediklerini bir araya getirdiğimizde, bugün, yüz yıldan beridir ülkemize karşı yapılmaya çalışılan komplolara karşı, yüz yıldır süren milli mücadelemizi milletimiz için olumlu sonuçlara götürecek önemli bir mücadelenin fiilen başlatılmasıdır. 

    Allah’ım, bu onurlu harekata katılan kahraman Mehmetçiklerimizin yar ve yardımcısı olsun. Yüce Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkü yanınızdadır.